Korkmaz Bıçkın Şiirleri

300

ŞİİR


6

TAKİPÇİ

Korkmaz Bıçkın

Göç yaşına girmiş bir mülteciyim
Yaşanmamış aşkları sevda ülkesinde bırakarak
Terki diyar bir vatanın kurumuş çiçeklerini umutlarımla sulamaya gidiyorum.

Gitme demeni beklemiyorum
Çünkü ben; yüreğini bir bebek gibi kundaklayıp

Devamını Oku
Korkmaz Bıçkın

Değişen ben değilim bakışlarında ki kış!
Çaresi çaresizliğinde gizli,
Vazgeçmeyi akıl edememiş vazgeçilmişliğimin,
adının yarısı kadın iken kopmak zordu senden.


Devamını Oku
Korkmaz Bıçkın

Herhangi bir ülkenin,herhangi bir insanı olsalarda
Her çocuğun ana dilidir ağlamak
Beni bir kez güldürmedin ya
Demek ki ben seni, doğarken sevmişim!


Devamını Oku
Korkmaz Bıçkın

Murat o gün işyerine varıp bilgisayarını açtığında yüzlerce maille karşılaştı.Emre nin yazdıklarını gazetede yayınladığı için okuyucuların dikkatini çekmişti.Bu maillerin büyük çoğunluğu ise Zeynebe duydukları öfkeden ibaretti.Hatta birinde Emre ye maddi yardımda bulunmak isteyen bir not vardı...Bu olay Muratın popülaritesini daha da arttırmıştı ve okuyucuların ertesi günü iple çektiklerinin farkındaydı...Uzun süre düşündü..Bir tarafta Ona göre şımarık Zeynep, diğer yanda ise, sevgisine karşılık bulamayacağını bilen ama kişiliğinden ve karakterinden asla taviz vermeyerek sevmeye devam edecek olan, yüreği masumiyet dolu, köy kokulu duygusal çocuk Emre...Bu iki ismi kullanarak okuyucu kitlesini daha da genişletebilirdi...Tamda radyoculuk dönemine geçmek üzereyken,onu takip edenleri peşinden sürükleyebilir,radyo dinleyicisi yapabilirdi...İkisini de sırayla düşündü.Eğer Emre ile Zeynebin başlamamış aşklarını yazmaya devam ederse acaba nasıl tepki alırdı? ..”Emreyi bir şekilde ikna ederim.Ama Zeynep nasıl tepki verecek! Yine beni yerden yere mi vuracak,yoksa susacak mı? “ diye kendi kendine mırıldanmaya başladı...Yaşadığı hayatı geldi daha sonra aklına...Ailesi zengin değildi.Kendiside daha düne kadar Cafede çalışıyordu.Ne olursa olsun Bu fırsatı kaçırmamalıydı.Çünkü şiirden, duygusallıktan hoşlanmayan insanlar bile onun köşe yazısını okumaya başlamıştı.Hem, Emre ve Zeynep ikilisinden bahsedebilir, hem de konu aralarına şiirler ekleyerek,kendini ispatlayabilirdi.Artık çıkarlarını düşünmenin vakti gelmişti.Ve ilk iş olarak Emrenin telefon numarasını kısa bir araştırmadan sonra bularak arayıp yanına davet etti.Yaşlı Babasını emanet edecek yer konusunda sıkıntı çeken Emre,yüreğindeki Zeynep sevgisinin baskın çıkması sonucu,bir günlüğüne de olsa bu daveti kabul etti...

Aynı sıralarda gazete yönetiminin radyo konusundaki hummalı çalışmaları devam etmekteydi.Bütün yükü sırtlayıp süreci hızlandırmak için uğraşan Hakan beyin aklından,Muratın gözlerinde gördüğü ışığı değerlendirmek adına, radyoyu devralmadan önce onun programa başlaması ve yavaş yavaş alışmasını sağlamak geçiyordu...Konuyu açıkladığında Murat çok şaşırdı.Sürecin bu kadar hızlı gelişeceğini tahmin etmemişti.
“ Kendini şimdiden hazırla.Yapacağın programın ismini ve içeriğini belirle.Her an başlayabilirsin” diyen Hakan beyin sözleri,ne kadar ciddi olduğunun kanıtıydı...Ertesi günkü yazısını hazırlarken,okuyucularına, radyoya başlamak üzere olduğunu,Emre ve Zeynep konusuna birebir sohbet ederek canlı yayında değineceğini ifade eden bir yazı ekledi...
Somut adımlar atılmamasına rağmen,Murat kendini çok yoğun hissediyordu.Çünkü aklından onlarca konu geçmekteydi..En önemli ve zor olanı ise,Aysel’le evliliği düşündüğü için,okulunu bıraktırmak istemesiydi.”Nasıl olsa çalışıyorum ve giderek yükseliyorum,sanırım hayır demez ”diye geçiriyordu aklından.Eğer radyoculuk hayatına atılırsa iki iş birden yapıyor olacak ve maddi anlamda sıkıntı çekmeyeceklerdi.”En iyisi evlilik teklifi yapacağım ana saklamak bu kararı.” dedi kendi kendine...

Devamını Oku
Korkmaz Bıçkın

Önce güneş doğardı sabahları, sonra sen
Saçlarını topladığında bir şeyler dağılırdı yüreğimde, keşke görsen!
bilinçsizce doğurulmuş, doğmuş kaç fakir çocuk varsa
hepsinin isyanı gizliydi gözlerimizde

Umut dedikleri şey artık yoktu.

Devamını Oku
Korkmaz Bıçkın

Emrenin, çiçeklerle karşılamasına rağmen Zeynebin yüzü gülmüyordu.
“ Hoş geldin Zeynep Nasılsın? “
Z “ İdare eder.senden naber “
E “ Ben pek iyi sayılmam Zeynep.Annemin çok hasta olduğunu öğrendim.Birazdan memlekete gideceğim.”
Z “ Duydum.Geçmiş olsun da, beni neden çağırdın? “
E “ Sana karşı hislerimi biliyorsun.Hiçbir zaman karşılık görmemiş olsa da sevgim, bıkmadan usanmadan masumca seni sevmeye devam ettim...”

Devamını Oku
Korkmaz Bıçkın

Gece yarısı günaydın dedim uykusuzluğa
Yanağımda Azrailin busesi
Dudaklarında beni son kez uyutmak için söylediği ninni,
'ölüm var' diyordu kulağıma…
O öldürdükçe, Ben yaşıyordum

Devamını Oku
Korkmaz Bıçkın

Bilir misin?
Ufuk dedikleri şeyin
Ucunda hiçbir şey olmayan bomboş bir hayal olduğunu
Sever misin yine de?
Kanar mısın bile bile?
Ben kandım!

Devamını Oku