Can adımız Yunus olsun,
Adımızı bilmesinler.
Her yanımız aşkla dolsun,
Aramıza girmesinler.
Şu gönlümün ak gelini,
Mukallit efendi, papağan beyi,
Ömrünü geçirdin, üç beş laf ile.
Kendini kandırdın, müminim deyi,
Müslüman uğraşmaz, onca gaf ile.
Cem nedir bilmeden, cemaat derken,
Yaralı biz derse, şirk mi? efendim.
Allah’ta biz diyor, Muhammed’de biz,
Dedi mi ki? yoktur eşim menendim,
Yanan yakılanla, mürekkep deniz,
Oksijen, hidrojen, birleşince su,
Bana ilham veren, burhanı ozan,
Ne yazık ki madde, arayı bozan,
Bağımız virandır, bahçemiz hozan,
-Şıra kaynatana sözüm yok benim.
-Bahçelerim bağım, üzüm yok benim,
Mürşidi cananım olunca şahit,
Tevhit dergâhıdır, cismimle canım.
Gönül semasında, parladı Nahit,
Cevrine konaktır, safadır han’ım.
Ervahı âlemde, vermişim ahit,
Bir gönülün adı varda, kendi nasıl, nerede?
Rütbesi yok nişanı yok, O nişandan biline.
İkametgâh adresleri, saymak ile bitmiyor,
Yerde gökte mekânı yok, O mekândan biline.
Beynimin kıvrımları, beni sana bağlayan,
Dimağımdan alıyor, azalarım emir’i,
Aralıksız her mevsim, yüreğimde çağlayan,
Lavların şelalesi, damarlarım nehir’i.
Turu-Sina dağında, görmek ile oluşup,
Dert çekmeyen insan olmaz,
Ta ki, kader gülmeyince.
Aramayan deva bulmaz,
Bir tabibe ilmeyince.
Gamkeş olan kardeş bacı,
CAN diye söz geldi, bana uzaktan,
Bir güzel başını, eğdi dün gece.
Sev sözü çıkınca, kızıl dudaktan,
Canıma gülleri, değdi dün gece.
Ne alınan vardı, nede satılan,
Şu dünyaya ayakbastım basalı,
Rütbesizim, nişansızım, erdeyim.
Nerden çıktı? Melankoli masalı,
Kula değil yalnız Hakka ben deyim.
Gerçek değil, neden hâlâ laftasın?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!