Tüm insanlar ölür, yüzyıla varmaz,
Gelecek nesil’in arkı nerede?
Bu gün yaşayandan hiç kimse kalmaz,
Olmamış çocuğun, zarfı nerede?
Zamanı mekânı, kimse seçemez,
Senden benden geçtin ise,
“Lâ” da değil “illah”tasın.
Aşk sırrına erdin ise,
Allah ile Allah’tasın.
İkiliği geçmediysen,
Bilen varsa dostlar, lütfen söylesin,
Bir kâmil mürşidi, nerde bulayım?
Allah’ın aşkına gönlüm eğlesin,
Çareyse, çaresiz derde bulayım.
Rütbesi nişanı izi ne ola?
Rüzgâr gibi geçen ömrün,
Dolmasına ne kaldı ki?
Hazan vurup sarı gülün,
Solmasına ne kaldı ki?
Çökerterek çatımızı,
Gönül atım şaha kalktı,
Dizgini yok, “nal”da ne ki?
Artık dosta gitme vaktı,
Aba, hırka, “şal”da ne ki?
“Kalk gel” diye emir aldım,
Gönül ufkumuzu, seher eyleyen,
Tanların tan'ısın, şükür ki varsın.
Tevhit güneşiyle bizi eğleyen,
Anların anı'sın, şükür ki varsın.
Hak olup Hak ile Hak'ka ulaşan,
Hikmetlerle donanımlı,
O bir candır o insandır.
Varlığıyla çok alımlı,
O bir candır o insandır.
Hamuruyla mayasıyla,
Dost aradım şöyle kendi gönlümce,
Yüze gülüp, yağlayanı neyleyim.
İklim kurak geçti bütün ömrümce,
Yağmur gibi yağmayanı neyleyim.
İyiliği başa kakıp gülerken,
Sorman bana cananımı,
Adı canda pinhanımdır.
Mahrem ettim ayanımı,
O yâr benim nihanımdır.
Dünya bana dar geliyor,
Niyaz
Kadir Mevla’m,Yüce Rabbim,Allahı’m,
Ya zan verme,ya izân’ı bile ver.
Elindedir selâmetim felâh’ım,
Ya din verme,ya imanı bile ver.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!