İstemem senden gayri; ne can ne dost nede yar,
İstek küpü dünyalık, dolanlardan eyleme.
Huzuru sende buldum, seninleyim bahtiyar,
Aşk dururken seraba dalanlardan eyleme.
En nihayet beşerim, unutur yanılırım,
Sevgili cananım yükmüyüm sana?
İstikrarı reva görmezsin bana,
Senden gelen her şey, hoş ta bu cana,
--Alasın Rana’sın güzelsin amma,
--Cilvelerin beni yaktı yakacak.
Bir korku bir umut dolanıp durdu,
Şu gönül kapımı çalan hangisi?
Hangi el okşadı hangisi vurdu?
Keyifle seyrime dalan hangisi?
Nedir bu cilveler niyaz mı nazmı?
Sonbahar sona erdi,
Saçlarıma kar düştü.
Mevlam bir çok dert verdi,
Her zarardan kâr düştü.
Öte geldi beriye,
Düştü gönül,düştü aşkı sevdâna,
Yüzünü yüzsüze sürmemek için.
Gözü yumuk girdik biz bu meydana,
Seni beni ayrı görmemek için.
Üç günlük misâfir geldik cihana.
Behey gönül, dönde bir yol, sen kendini tan eyle,
Ziyan olan günlerine, bakı verip ah ile.
İnsanlıkta insan kalmaz, hayvani her neşeyle,
Adam ol da, eşek kalma, eyvah ile vah ile.
Dedim, dedi, demişkiyle, tuz dökerek yarama,
İnsanlar insanı yanlış tanıyor,
Dost dostu bir söze, sattı satacak.
Herkesler kendini âlim sanıyor,
Biri ötekine çattı çatacak.
Kalbi burulmadan, kalpleri burmak,
“Merhum Mehmet Akif Ersoy ve istiklâl marşımızın kabul edilişinin anısına”
Ey Türk gençleri,şanlı evlatlar,
Bizden daha güçlü geleceksiniz.
Bu vatan sizinle ne çağlar atlar,
Karanlığı nurla deleceksiniz.
Aşk geleli kendim bir hoş olunca,
Bülbüle, dikene, güle rabıtam.
Üç kadeh mey içip, sarhoş olunca,
Bağlara, bahçeye, çöle rabıtam
Ateşe, havaya, suya, toprağa,
Canlardan bir cana, zulüm gelince,
Genizler yanıyor, ah mı tükenir?
Huzuru katledip, çile verince,
Heyhatlar, keşkeler, vah mı tükenir?
Bıçak ağzı gibi, sivri düzlerde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!