Sana ne söylesem az,
Ne kadar sussam da.
El ele vermiş elemlerimle,
Oynayıp da gülüyorsun,
Tüm varlığına rağmen şu an,
Koca bir hiç oluyorsun,
Aldın gittin beni,
Tarihler tarifsiz....
Acılar gerçekten acı,
Düşten uzak, gerçekten daha gerçek,
Birlikteliğin üstüne kalın bir mil çekerek,
Gittin,
Saçların darma dağın,
Saçların asi,
yüzyıllara sığmazsın sen,
Bütün yarınlar sana mazi.
Ellerin titrer durur,
Gökyüzünün bir katında,
Sessizliği gölge yaptık kendimize,
Kahve fallarını da umut,
ve Reflekslerimizi de mesafe.
Çok geçmedi başkalarını da dert ettik,
Ve onların sözlerini de.
Ayrılığı alışkanlık yaptık sonra,
Artık Eminim!
Adımın her geçtiğinde çektiğin nefes,
Beni perişan ediyor, nefessiz kalıyorum.
Gözlerinin her boşluğa kaçışında,
Zindan ediyorsun bana gökyüzünü,
Ve her sustuğunda,
Mermer bir masa,
Tahtadan bir bank,
Denizin kıyısındayım.
Kendi Dalgalarımda yaşıyor,
Aynı Dalgalarla yıkanıyorum.
Gözlerinin içine bakabilseydim,
Utanmasaydım beslediğim Duygulardan.
Sevginin ezgisini çalabilseydim,
Olurmuydun benle anlatabilseydim........
Bilseydin herşeyim olduğunu,
Suskunluğu bozan ilk kelime gibi,
Biranda çıkacağım karşına yıllar sonra,
Çıt çıkmayan bir Odanın,
Şaşkınlığı olacak hayatında,
Ne kadar da sustuğumuzu anlayacağız,
İçimden birşey geçmiyor,
Ben ruhsuz, uykusuz.....
Ben hiçbirşey....
Aslında kelimelere gerek yok,
Çünkü,
Çünkü tercüman değil halime.
Düşünceler şehrinde,
Dolaştım dün bütün gece.
Esiriydim bir lodosun,
Ayaklarım değdi sonradan yere.
Bir film şeridi sanki mazi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!