Mustafa Ceylan Şiirleri - Şair Mustafa C ...

Mustafa Ceylan

Irmak Şairi
Nurten ALTINOK
Ve
“Huzur Limanı”

Mustafa CEYLAN

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Güvenme dağların bozardığına
İnanma narların kızardığına!
.................Gözlerimden akan Ceyhun’a bak
......................................Her şeyin bir sonu var bilirsin.

Dünyan, kırlangıç ıslığından

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Unutamazsın, gözlerimin rengini
Unutamazsın, hiç bitmeyen sevgimi
Unutamazsın çılgın buselerimi
Unutamazsın canım, unutamazsın.

Beni görürsün, baktığın her bir yerde

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Asım KISBET

Dost pınarının kaynağından sulanmış, muhabbet mevsiminin renk ve desenleriyle gönüllerini bezeyen şiir yürekli cana dostlar, eğer başımın tacı olan 29 harf ve kelimeler; cümle oluşturmama müsaade ederse; ulu çınar, sırma saçlı ustam ve yaradılanı Yaradan' ın hatırına Yunusca seven gerçek dost, Mustafa Ceylan hocamın hayatındaki önemli kilometre taşlarını oluşturduğu 'şiir etkinlikleri' hakkında, eğer, dilim lal olmazsa, bilgi aktarmaya çalışacağım..

......ABAM BENİ TOPRAK İLE BELLERMİŞ
......BABAM SEVER SAHBAZ OLSUN İSTERMİŞ

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Bengisu damlattın ruh köküme
'Şıp..! Şıp..! Şıp..! '
Girip göz penceremden
Karışıp yüreğime...
Sen, zeytin saçlım
............Sen kömür gözlü, Yalvaçlım...

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

EY GÖZLERİ CEYLAN!

Uğrunda çarmıha gerildiğimsin
Suallerin çiziyor cevaplarımı.
Kıskanç gecelerde solan resimsin
Son defa affeyle günahlarımı.

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Ay dolandı, gün dolandı
Kaybeden ben
Ömür defterinden bir yaprak
Bin yaprağın üstüne düştü
Aşk noteri gözlerim...

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

İnce minareden okunsun ezan
Fener sonsuza bir daha göz kırpsın
Uçak düşsün sessizliğimin göğsüne
Siz de alışırsınız...

Yosmalar gezinsin güllükte

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

SUYA HASRET

Ateşler içindeyim
Kökten yaprağa kurumaktayım
Feryadım arşı kapladı
Bulut aramaktayım...

Devamını Oku
Mustafa Ceylan

Ey canımın canı, gönlümün sultanı! .. Hele bir kulak ver söyleyeceklerime. Olmaz mı? İşte iki binli yıllar içerisindeyiz. Yıllar yılı kendime hep sorup durmuşumdur. Kendimde kendimi kaç kere idam ettim bilmiyorum. İnan sayısını unuttum. Aklım, beyin ovalarımda duygu oklarıyla can veren şehit oldu. Sorularıma bir cevap bulayım diye yoldan yola dolaştım, halden hale girdim. Nice insan dinledim, nice söz işittim. Sabır kuyularına Yusuf misal attım kendimi, söylediler dinledim, yumrukladılar sustum. Neden mi? Hep, içimde beni deli kurtlar gibi yiyen soruma cevap bulayım diye...
Ey canımın çiçeği, gönlümün goncası! ... Bu satırları okurken bana;

-“ Cevabını bulamadığın o soru, nedir ki? ” dediğini duyar gibi oluyorum.

Azcık bekle!

Devamını Oku