Daha önce hiç sevilmemiş bir insana,
Aşkı öğretmeye kalkarsan eğer;
Kendi ellerinle kazarsın mezarını,
İlk kurbanı sen olursun o sevdanın.
Gözlerindeki ışığı sen yakarsın da,
Hiç uslu durmadı kalbim,
gençken deliydi,
yaşlandı yine aynı,
ben yoruldum, o yorulmadı,
zaten akıllı uslu dursa idi...
göğüs kafesime müebbet hapis olur muydu...
Derdini dinliyorum herkesin, benim derdim yokmuş gibi
Kesildi nefesim, kara basanlar çöktü gönül bağıma
Silinmiş hatıralar, benim çocukluğun gençliğim hiç yokmuş gibi
Kalp kırmamak için, haklıya haksıza boyun eğerim
Sustukça yuttukca herşeyi bilinmez oldu değerim
Artık durmaz dilim, birde söverim, kemiği hiç yokmuş gibi...
Gönül heybesini hikmetle doldur,
Kötü meclisinde solmasın benzin.
İnsanın rengini aldığı yoldur,
Güneşle beraber silinir hüzün.
Kiminle yürürsen ona dönersin,
Attan inipte eşeğe binilmez,
Kurt varken itle yol yürünmez.
Yiğit varken namert sevilmez
Yüreği çirkin, yüzü güzele gönül verilmez,
Her gördüğün dereyi derya sanma,
Derinlik içine dalmayınca sezilmez.
Benimle mi yazdın, hamalmı mı tuttun?
Hoşuna giden her şiiri çalmışsın hırsız.
Kızarmadan yüzün yorum bile yaptın.
Benim olanı senin bilmişsin hırsız...
Şiir yürekli biri bilmem bunu nasıl eder
Hissettim bir pislik ayyuka çıktı,
Zikriyle mayasın ortaya döktü.
Emeği harcadım, ömrümü yıktı,
Sükut etsem derttir, konuşsam yara.
Nerede bir çakal, o da yanında,
Gönül sarayına hileyle giren,
Dost maskesi takıp ömürden çalan,
Bir mızrak misali sırtımdan vuran,
Gözümde bir damla yaş olamazsın.
Acımak, kendine zulmetmek demek,
Hor bakma şu âleme, her can gizli bir hazne,
Kırma sakın kalpleri, sığmaz hiçbir tartıya.
Garez eken yüreğe, huzur uğramaz sözde,
Düşmanlık bir yüktür ki, zehir katar uykuya.
Ne renk ayırsın bizi, ne dil ne de bir mezhep,
Bugün ziyaretime biri geldi
Saçı sakalı birbirine karışmış
Tepeden tırnağa kir pas içinde
Pantolonu yamalı, gömlegi yırtık
Kim bu garip, kim ki acep ki dedim
Akıllı ol murat, Sakın ha hor görme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!