Gönül han değil, dergahtır,
Her gelene açılmaz kapısı.
Bir kez eşiğinden içeri adım attı mı,
Dönmek olmaz, haramdır vedası.
Gönül aşk, ateşiyle yanan bir ocak,
Sırlara açılan kutlu bir bucak...
Gönül hapishanesine düştüm bir kere,
Çıkış yok bu aşktan başka bir yere.
Gözlerin parmaklık, sözlerin kilit,
Hasretin vurduğu o derin yere.
Q
Bir dünya kurdun ki içinde hapis,
Gönül heybem doldu sönmez bir ahla,
Gezdim gurbet eli kara sabahla.
Yorgun ruhum dertleşirken eyvahla,
Yollar bitmek bilmez, her adım cefa.
Q
Yaz baharım geçmeden hazan vurdu bağıma,
Gönül heybem içinde, bin sabır taşıdım ben,
Güneş oldum geceye, el ufkunda yaşadım.
Bir tebessüm uğruna, fırtına göğüsledim,
Lakin her an bir hata, payında yaşadım ben.
Q
Ne hükmü var ki şimdi, solan gülün yaprağın?
Gönül heybesini boşalttım bugün,
Aklı firar eden cana bıraktım.
Çözülsün dildeki o kördüğüm,
Kalemi kelamı sana bıraktım.
Ne bir hırsım kaldı ne de bir davam,
Gönül heybesini açma nanköre,
Görmezden geleni yorma boşuna.
Gerek yok sevgini dökme her yere,
Kadir bilmeyene varma boşuna.
Cahile söz desen mana bulanır,
Gönül heybesini açtım önüne,
Seni dürüst sandım, yandım boşuna.
Bakmadım geçmişe, düne bugüne,
Meğer kurt düşürmüş senin aşına.
Q
Zekamı sınadın, "saf mıyım?" diye,
Gönül heybesini boşalttı dünden,
Bir sitem bile geçmiyor içimden.
Kırılmak lükstür, vazgeçtim bu günden,
Yükün ağırlığı bitti bu kalpte.
Ne bir öfke kaldı, ne derin bir ah,
Gönül hırkasını taşa mı vurdu?
Zamanın çarkını hayale kurdu.
Kendi ateşinde bir vaha buldu,
Yanar da sönemez aşkla yananlar.
Gündüzü karanlık, gecesi ayan,
Gönül kapım açık, minnetim yoktur,
Öncelik değilsem, yollarım haktır.
Kimseyi sırtımda kambur edemem,
Varlığım yük ise, gitmek mutlaktır.
Q
Bir sıcak bir soğuk, sarsamaz beni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!