Ne sevdalar tanıdım, sevgi yoktu özünde,
Yüreğim titremedi seviyorum sözünde,
Bir damla yaş olmayı ne isterdim gözünde,
Ağlamayı unutmuş yaşıyorsam kime ne?
Kaç baharın ateşi küllendi geçti ömrüm,
Süzülüyor içimden toprağa ince bir nur,
Kavuruyor benliğimi ne çare nankör gurur,
Felek hep yapar bunu bana, alıştım da;
Hakkın kalmasın sevdam, gel...bir de sen vur...
Kapatsam da gözlerimi görüntüler hep aynı,
Acının Her türlüsünü yaşadım,
Ömürde tutacak dalım kalmadı.
Bir bitmeden biri girdi sıraya,
Yarına çıkacak halim kalmadı...
Sevgi dedim, Dostluk dedim, yar dedim,
Yaz dostum dertlerini son satırına kadar,
Dert ortağın kalemin seni çok iyi anlar,
Seviyordum bu hayatı mutluydum bir zamanlar,
Şimdi buruk hatıram, senle geçen o anlar...
Kim kazdı mezarını ölümsüz aşkımızın,
Yaylalarda çimenin yeşiline sor beni,
Özletme yüreğimi, sevdan ile yor beni,
Senin o bebek kokunla ben sarhoş oluyorum,
Unutmak istedikçe seni hatırlıyorum...
Gün doğarken yaprağın üstüne düşen çiğ le,
Dağların alacası yüreğime dert oldu,
Kış soğuğu nedir ki, ayrılığın sert oldu,
Kalleşçe laf taşıyan öne çıktı, mert oldu,
Vur aşığım sazına, söylenecek neler var...
Sarı yıldız hüznünden kızarıyor, yanıyor,
Bu gece son defa hayata küstüm,
Beni yaraladı, üzdü sözlerin.
Küstüm gökyüzünde güneşe, aya,
Nazlı ceylan gibi süzdü gözlerin…
Bilmez misin nasıl sevdi bu yürek,
Sen,
Sevdiğim kadın,
Katilsin...
En eski, en yakın dostumu öldürdün.
Oysa ne mutluyduk o dostla yıllarca,
O benden hiç şikayetçi olmamıştı,
Bu yaz yeni bir sayfa açıyorum gönül defterimde,
İlk satırında da son satırında da sen ol dilerim.
Baştan aşağı uzun bir çizgi çektim tüm dertlerime,
İlk güftemde sen, son bestemde de sen ol dilerim...
Unutsun varsın dostlarım adımı, kim olduğumu,
Ben unutmadım seni, öyle sitem etme,
Sen içimdeki hasret yağmurlarında kayboldun.
Ben istemedim zalim ayrılığı,
Ben koparmadım sevgi ağacının taze filizlerini,
Silmedim ben yüreğimden, sevdanın izlerini
Ben karartmadım gönlümü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!