Kararmadan son şafak örtmez gözünü perde,
Gönül sevdalı ama gönülden seven nerde,
En umulmaz şifayı Yaratan verir derde;
Silinse de, kulların yazdığı yasa değil,
Dost yanımda oldukça, sevgili tasa değil...
Her şeyin bedeli var şu dünyada,
Özgürlüğümün bedeli kan gülüm.
Hele bir de dost bildiğin yıkarsa,
Ölmeden bedenden çıkar can gülüm...
Gurbetin havası, suyu bambaşka,
Hastayım derdinden iflah olamam
Lokman’a ilacı boşa yazdırma
Sustu gönlümdeki bütün çalgılar
Şarkımızı kurda kuşa yazdırma...
Unut git diyorsun, sevme hiç beni
Tarihten ders alarak, yeniden yazacağız,
Küffarın oyununu her zaman bozacağız,
On yedi aralık ta ne demek oluyormuş
Canımıza tak etti, bu sefer kızacağız.
Bize mehil vermeye nasıl cüret ederler,
Sensizliği soluyorum Gül’üm,
Hasretin karakış kadar soğuk,
Özlemlerim kasırga, yıkıyor benliğimi,
Kaç sevda limanında kaldı çocuk gözlerim,
Kaç isyanım yankılandı tüberküloz gecelerde,
Kaç hıçkırık düğümlendi boğazımda bilsen,
Hazırlıksız yakalandım aşka
Yalnızlıklar ülkesinin
En daracık sokaklarında
En hırçın rüzgârlar la savaşırken bir başıma
Yel değirmenleri'min yaprakları
Parçalanırken art-arda
Hazırlıksız yakalandım aşka
Yalnızlıklar ülkesinin
En daracık sokaklarında
En hırçın rüzgârlarla savaşırken bir başıma
Yel değirmenlerimin yaprakları
Parçalanırken art-arda
En sessiz şafağımdı bu sabah,
En derin uykuda mı kaldı sevdalarım,
Hangi nota eksik kaldı da bestemden
Haber bile alamadım senden?
Evrimini tamamlamamış bir aşk bu dersen
Beni kabuğumda bırak, devam et sen.
Esince saçına seher yelleri,
Gül sinende güller açar mı güzel.
Askerin, hasreti söyler dilleri,
Sensiz günler aylar geçer mi güzel...
Amanos dağı'ndan batarken güneş,
Altay’ların bağrından kopup geldik bu yurda,
Tanrı öyle bir his verdi ki, dağdaki o kurda,
Peşinde koca bir kavim göç etti çoluk-çocuk,
Ne kurbanlar verilmiş yıllarca bu uğurda…
Ergenekon demişler Türklerin ilk yurduna,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!