Umut, adının terkliğidir
Son cümleye bağışlanan sesinden yadigar...
İnanmam maviliğine sabahların
Bin gecedir aynı yerden susarım
Öfkeli duvarlardan sonra
Ondurmak
Eskiden kalma tutsaklığını
Dünyanın...
Tanırdım doğurduğum geceyi
Sus ların bir olduğu geceyi
Geçerdik hiç kimse için acele
Ayaklarımızda karabasanlar
Çünkü gün katılmamış maviler
Kaçaklaşırdı güvertesinde
Bu sabah hiç tatmadığım hüzünlerle,
Penceremde sokaklara dalıp gittim.
Çayımı hüznüme demledim.
Bir parça peynirle, geçiştirdim açlığımı.
Kimseyi düşünmeden, garip bir bulutun
Seyrine hiza ettim gözlerimi.
Balıkları kıyılara vuran
Ummanların yasını tuttum çok vakit
Çepeçevre sargılarda iyileşsin diye yaram
Toz tutan çerçevelerde
Umutlu resimler boyadım bize
Kimini mavi sevdim, özgürce
Seni kaybettim
Daha en başında
En buğusunda avucumun
Tenimde hoyrat sensizliğinle
Seni kaybettim
Senle biz
Bir sabahın ertesiyiz şimdi
Söz etmediğimiz binlerce yıl
Sararan güzlerde üşüdüğümüz.
Filikaları yüze indirme vaktidir
Bileklerimde izi kalmış
Eski bir eksikliğin
Tasvir edemediğim gecelerde
Işığına dokunduğumu bildiğim
İnsanı mevsiminde seveceksin
Gözleri parıldayan bir sabahta
Belki güze değin
Belki baharda...
Sesleri dinliyorum
Usul/aksak
Annemin izlerinden kalan
Küçük ellerimi hatırlıyorum
Aralıksız/korkak
Sırtımda ıslıklar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!