Duslerim yorgun bir cocuk, gemilerimi batirdilar anne.
Her oyun daha bir hileli daha da duzenbaz simdi...
Ey Annem...
Karaellerinden dokulsun hayat yeniden
ve dokunsun gogsumdeki bosluga kokun...
Annem bir hayat nasil yasanir sensiz...
Ben yüreğimle yaşımın arasında garip arafın ortasındayım
Yıldızlardan bir kaçını çalsam odamı aydınlatabilir miyim yokluğunda
Gittiğin günden beri sana daha da yaklaştığım için seviniyorum
O gün geldiğinde seni tekrar görebilecek miyim....
Bir trenin penceresinde
Uzaklaştığım şehirler
Adı unutulmuş türkülerde
Yalnızlaşır her akşam
Ateşini sağdık güneşin
Umut ilk çığlığına doğduğunda
Paslı kilitleri kırdık
Aktık ırmağında inanmanın
Taze bir gülüş gibi
Bahara doğru
Kalır tarlada
Elleri nasırlı bir ana
Umudu yeşertir
Bakmayı aydınlığa
Ve isyandır
Bu zulüm saltanata …
İnsanlığı açlığa ve hüzne
Mahkûm ederken birileri,
Birileri keyif çatıp
Nutuk atarken meydanlarda,
Birileri ölüp birileri sevişirken
Beyaz sarayda,
Cam kenarında bir kız
Taradı üzgün saçlarını
Yağmur inanmışken toprağa
Boynuma asılı bir ağrı
Bir güzel sevdada
unutulmuşum,
Nicedir halim.
gören olmamış.
Ellerin elinde
ziyan olmuşum
Bizi bırakıp gittiler
Belki koşar adım
Belki yavaş yavaş
Sus oldu pencerem
Ortasında bir ömrün
Toparlanıp gittiğimde kendimden
Ufuklar kadar uzak
Duvarlar kadar soğuktu
Göğsümde büyüyen esaret
Ne tanıdık sesler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!