Güneşin kızılı cama vururken
Bir gün daha gitti ömrümden bir gün
İkindi zamanı akşam olurken
Bir gün daha gitti ömrümden bir gün
Gönül deryamda ki sandalla, salla
Gidene dur demem, giderse gitsin
Delice çırpınan, gönlüm sabretsin
Dinlemem, ahali ne derse desin
Dik duran başımı, eğmem bir daha
Yıllardır ağlattı, kalbimi bölüp
Sende sanıyorsun ki
Dert yalnız bende vardır
Başkalarının derdi
Baştan sona yalandır
Oysa ben nere baksam
Ya umut yar ya umut
Diyerek çıktım yola
Bilmeden girdiğimi
Olmazlarla kol kola
Kime dönüp anlatsam
Sevmiştim bir zaman delicesine
Koymuştum kalbimin en yücesine
Şimdiyse bu kalbi delercesine
Yıkmana gerek yok ben yokum artık
Şimdi ne istersen yapabilirsin
Meydanı terkedip, çakala kurda
Gel gitme sevgilim, beni bırakıp
Seni candan öte, seveni burda
Gel gitme sevgilim, temelden yıkıp
Zaten felek vurmuş, birde sen vurma
Bir an olsun geçmez oldu şu günlerim cefasız
Boz bulanık seller gibi akıp gitti sefasız
Üç beş günlük şu dünyada üç beş günlük vefasız
Bu sevdanın alevinde ben yanarken sende yan
Şu anlıma yazı diye yakıştıran karayı
Ahu gözlüm dön gel gayrı
Bu gidişin yoktur hayrı
Sen orada ben burada
Böyle olmaz ayrı ayrı
Zamanın el yanı sestir
Çekilince gönül suyum
Kurağa düştüm kurağa
Burasıdır, son denilen
Durağa düştüm durağa
Yol yordam yok anlayış dar
Aşkı bilmez gibi tir tir titreyip
Ne diye korkarsın e güzel kalbim
Bir sağa bir sola, başını eğip
Ne diye sarkarsın e güzel kalbim
Her zaman bu yolda açılmaz perde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!