Giydiğimiz elbise bu ömre ait
Yolun sonunda soyunacağız,
Oysa ruhun gardırobu sınırsız.
Kuzey yarıma yaz, güneye ise kış demek haziran
Her şey farklı anlamlanır, durulan yere göre
Anlaşmazlık çok normal, kalp kırmamak mühim olan
Dünyaya bakıp döneceğiz, orada aynıyız yine.
Kimse kendiliğinden ölmez
Bir başkasıdır sebep mutlaka
Kaza, kıya, hastalık, intihar
Ecel ve ihtiras dahi hatta
Silahları avucuna alıp ezip bükebileceğine inanan kocaman bir elim var…
Lakin orduların kalabalıklığına karşı duramayacak kadar ürkek bir kalbim.
Karıncaları ve hatta sinekleri bile ezmeyecek kadar sevgiyle doluyum…
Ama çıkarı için haksızlık yapan zorbaların boğazını düşünmeden sıkarım.
Evet, kurbağa gibiyiz.
Üstat bizi akrebe, serçeye, midyeye ve koyuna benzetmiş.
Ama en çok kurbağaya benziyoruz.
Sessizce bekleriz neyi beklediğimizi bilmeden.
Sonra birden sıçrarız ileri. Nereye düşeceğimizi bilmeden.
Bu aralar ateşböceği poposu gibi kalbim.
Bir yanıp bir sönüyor, iki gülüp üç ağlıyor.
Sasha ile vedalaştım, biraz daha yalnızlaştım.
İstanbul’da artık gece bile karanlık değil yeterince
İnsan ve hayvan kümeleri yan yana iç içe üst üste
Kedi, kopek, martı, balık, kadın, erkek, genç, yaşlı
Dilencisi, simitçisi, biletçisi, şoförü, kaptanı, yayası
Renk cümbüşü reklam panoları yakalarsa affetmiyor
Düşünüyorum ne bekliyorum hayattan diye, nedir amacım
Bini aşkın plan yaptım; yazdım çizdim olmadı yeniden başladım
Üç ilkbahar ve de üç sonbahar sonra kızım aşkla tanışacak
Tahminen üç yaz sonra karımın kendi kedi oteli olacak
Nerede senin vicdanın
Derinlemesine düşün sorumu
Alelalde bir organ değil bu
Acele etme, yanlış yaparsın
Bazen iskeletin dışındadır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!