Güçlüyüm aşım varsa,
Özgürüm işim varsa,
Mutluyum eşim varsa,
Bir can ne ister başka?
İnsan isimli çelik kasanın
İki anahtarıdır kan ve hava
Durur yaşam...
Biri boşalıp kalır,
Diğeri yeterince dolmazsa
Vadi'den Kale'ye giden yolda
Vali ile Vale vardı
Vadiden indi vali
Kaleden çıktı vale
Konuşup anlaştılar
Pazartesi sabahı karanlık ve de kasvetli
Pazardan kalan duygular olmuş iyice mazi
Ertesi kuşluk vakti, sis dağılmaya yüz tuttu
Salı isimli gri oda, hafiften ışık doldu
Anlatmazsan çatlarım
Biriktirdiğim hisleri, fikirleri
Tutmaktan dilim şişti,
İsimleri, sıfatları, fiilleri
Keşke daha büyük olsaydı burun deliklerim
Ve sen konuşurken kapatsaydım gözlerimi
Daha iyi duyabilmek için söylediklerini
Ve koklayabilmek için nefesini
Affet beni ıskaladığım için kıymetli varlığını
Bordaya vuran çöpler
Teneke kutu, plastik şişe
Eski terlik, mısır koçanı
Hepsi de katran rengi
Hem göz hem mide bulandırıcı,
Mavi koridorun ucunda püfür püfür bir oda,
Dört duvarı okyanus olan mini mini bir ada,
Üstünde yaşarken küçük, içinde taşırken devasa,
Kabristandan dönüyorum; kırgın, kızgın, üzgün, ürkek
Babadan ayrılmış çocuğum, değilim o an erkek
Oysa annemi de ellerimle vermiştim toprağa
Nedense babamın kabri daha çok aitmiş bana
Tüm gayretim, yeni bir başlangıç için
Doğmaya çalışıyorum
Karanlıktan ışığa giden yolda
Uğraşıp duruyorum
İlerlemek için, ama unutmadan
Nereden ve nasıl geldiğimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!