Kızımın adını sesinden duyacak binlerce gün
Ve biriktirecek onca anı varken
Neden gittin erkenden?
Çocuk gibi ağladım yatağımda dün
Rüyama gelmiştin, konuştuk tüm gece
Elli bir yaşında, hızımı kesen yılların birikimi kekamozlardan kurtulmak istedim.
Sorumluluklarımdan sıyrılıp kendimi engin denizin mavi ellerine emanet ettim.
Güneyli rüzgarla yeniden arkadaş olacağım ve beni yeni ufuklara taşıyacak.
Küçük bir yelkenl için ne güzel histir özgürlüğü çocukmuşcasına sarıp kucaklamak.
Doğmadık hiçbirimiz aslında
Ve de ölmüyor hiç kimse dolayısıyla
Ne hasta ihtiyar ne masum bebek
Saksağan gibi parlak peşinde koşmasak savaşlar bitecek
Masal değil anlattığım, sonuna kadar sabret lütfen
Kapanacak yaraların, akıntıya kapılmadan beklersen
Rahmetli dedem derdi,
Yoktur mehtabın dengi
Sihir, keramet onda
Kalemi gümüş rengi
Atar imza geceye
Günün dağınık düşünceleri,
Toplanıp birleşir karanlıkta
Yatağıma çullanır, abanır üstüme
Çözülmemiş ne varsa dünyada...
Bulutsuz gecelerde camdan dışarı bakarım
Karanlıkta parlayan bir çift güzel göz görürüm
Öpücük yollarım, çünkü sensindir o, bilirim
Sabah olup uyanınca, hep soluma dönerim
Tüm çocuklar gibi son nefes çıkana kadar yaşandığını sanırdım
Soluksuz konuşan, mektup yazıp sevişen ölüler gördüm, uyandım
Toprağa ellerimle verdim sevdiğimi, o ise devam etti dansına tutarak bu elleri
Hiçbir şey bilmiyormuşum, öğrendim ölümden sonra bile var olunabileceğini
Düşünüyorum ne bekliyorum hayattan diye, nedir amacım
Bini aşkın plan yaptım; yazdım çizdim olmadı yeniden başladım
Üç ilkbahar ve de üç sonbahar sonra kızım aşkla tanışacak
Tahminen üç yaz sonra karımın kendi kedi oteli olacak
Bir tohumla can buldum,
Doğumla bebek,
Sünnetle erkek oldum.
Siyah önlükle talebe,
Aşıkla maşuk,
Nerede senin vicdanın
Derinlemesine düşün sorumu
Alelalde bir organ değil bu
Acele etme, yanlış yaparsın
Bazen iskeletin dışındadır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!