Siz siz olun incitmeyin seveni,
İncitenler göçüp gitti ah ile.
Seven kalpler affeder mi öleni,
Ölen öldü kalan kaldı vah ile.
Kestiğin ağaçtan özür dilenmez,
Vazgeçmek kendinden geçmekle, sabrını ölçmekle, değerini öğrenmekle eşdeğer midir acaba..?
Vazgeçebilmek için bir şeye sahip olmak gereklimidir mesela..! Vazgeçmek geçmek midir geç kalmak mı..? Vazgeçmek umutları çöpe atmak mı yoksa yeni umutlara yol almak mı, umutları yeşertmek mi..! Kaybetmek mi kazanmak mı vazgeçmek..? Yaşanmışlık mı yoksa yaşanmayanlara kızgınlık mı vazgeçmek..! Vazgeçmek insan beyninin yüreğe hükmetmesi aslında yoksa yürek vazgeçmez esasında..!
Viran olan şu gönlümü neyleyim,
Elimde kurumuş dalı neyleyim,
Değişmez hayatım bende böyleyim,
Ak imiş karaymış banane bundan.
Laleymiş, sümbülmüş banane bundan.
Ah ile vah ile geçiyor ömrüm,
Bir günün baharsa birgün hazansın,
Gönlüme dükülen sarı yapraksın,
Yürekte kördüğüm, bir muammasın,
Tükendi dermanım ya gel yada git.
Yıllarca yalnızlık hasret için mi,
Kulaklarımın duymadığı cümlelerin sarhoşluğu içerisindeyim,
Beynimin duvarlarına çarpan haykırışlar var,
Hastane odasında ölümü bekleyen hastanın çaresizliği var üzerimde.
Kimsenin duymadığı cümleleri mırıldanıyorum,
Kulağıma fısıldanmayan mısralarıma gömdüm kendimi,
Akmayan yaşlarımı sildim bir siyah mendille,
Sevdadan kor olan, dili lâl olur,
Mısra mısra gömer onu kalbine.
Ferhat a dağ olan, Aslıya zindan,
İlmek ilmek işler onu kalbine.
Yazıyı suyada, göğede yazar,
Nimettir gözyaşı ağla bu akşam,
Her şey tepe takla girmez yoluna,
Feryadım, figanım vurdu bu akşam,
Rabbim yardım eyle sen bu kuluna.
Susamış divane gönül sevdaya,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!