-gülüşlerimizi koyacaktım boş çerçevelere
kırık aynaların çoğalttığı yüzlerle doldurdum içini-
oysa bir parça gökyüzü,
bir yudum yağmur ne iyi gelirdi bize
v'an gölüne taş atar
zamansızlığı konuşurduk halkalarda
sönmüş yanardağları izler,
yaşanmamış günler toplardık
güncemizden
sis gibi çökünce kalabalık
vecizelerin yankısına sığınırdık
yalnızlık sirayet edince ruhumuza
gözlerimize batan çıvgınları toplar
eksilmezdik birbirimizden
sen mavi kelebekler çizerdin
buğulu camlarıma
ben avuçlarından su içerdim
sen akşamın kızıllığına dalardın
ben üstümüze sonbaharı örterdim
tomurcuklar saçardık bastığımız
her yere
çiçek açardı belki incir ağaçları
çıplak dallarda üşümezdi toygarlar
zerreleri bölüşürdü çayır kuşları
sukünetimizde demlenirdi tabiat
ağustos böceği çatlamazdı
kendiliğinden
-bu duruluğa-
süha yıldızları dökülürdü gökten
gücenikliğimizi bırakırdık
zevahirlerin yansımasına
yekpâre olurdu
çerçevelerdeki gülüşler
kırık aynaların, çoğalttığı bizden
Kayıt Tarihi : 24.09.2026 21:18:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Temaşa




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!