Alsana kalbimi eline
Endişeyle ürperme
Kedi yavrusu belle
Bastır göğsüne sevgile
Bak, senin kedin oldum bile...
An gele zamanın nabzı duranda
Dönemesem de geriye bir manayla
Bari huzur bulaydım kefen içinde
Yan gele yatan ruhum cennet keyfinde...
Duysaydım çağlayan suları
Sanki ebedi saltanat tacı
Tepesinde mağrur meşe ağacı
Şu kayanın heybetine bir bak
Sanır mısın hep böyle yalçın kalacak?
Kumdan kardan rüzgârın kırbacı
Çaresiz sürünürken
Yoksul bir yalnızlıkta
Çekip aldın bizi sefillikten
Şefkatin anacan kucağına;
Senden başladık büyümeye
Hey gidi günler neler çektik!
Uzun ince taşlı yollardan
Rüzgârın kırbacıyla geçtik;
İğneli umut çektik darlardan
Yürüdük uçurum kenarından
El ele göz göze, hiç korkmadan...
İnsan melek değil, şeytan değil
Hele hele hiç değil
Hepten kadere kuldan
Ne ola ki acep insan denen bu can?
Kimine göre
(Yet each man kills the thing he loves) Oscar Wilde
*
Herkes tarafından iyice duyula
Kimisi yapar bunu ters bir bakışla
Kimiyse dalkavuk övgülerle;
Korkaklar zehirli bir öpücükle
Hangi ekran boyasına yapışıp kaldın?
Hangi ekran büyüsünde apışıp kaldın?
Hangi pencereden doğar güneşin?
Nasıldır gülüşün?
Yumulur mu gözlerin?
Alamadı tektaşı
Açamadı gönlünü
Gurur etti gurbete çıktı
Muhteşem olacaktı dönüşü
Kanadı kartal kumru çalımlı.
Serçe gibisin
Kapkaç içinde,
Tilki gibisin
Alacakaranlık içinde.
Kaderinden sayarsın deprem belasını
Sevinirsin kapınca kefen parasını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!