Güneş battı karanlık sulara
Aysultan çıka gelir az sonra
Bir gecelik saltanat hakkına...
Yıldız dökümü sonsuzluk tavanında
Kendime dönük hiçlik aynasında
Dillerim bağlandı
Elini çekerken elimden
Ağzım açık kaldı
“Gitme kal!” diyemeden.
Düşe kaldım ayrılık çatağında
Seni yazdım özlem ateşimle
Yıldızdan yıldıza adın geçe
Hayalini resmettim göklere
Tanrı’ya hediyem olsun diye…
Ne var ki
Dokunacak hiçbir şeydi vardan
Öncesi ve sonrasıydı yoktan
Hiçlik şavkını çekmişti her yandan
Kendine sarılıp uyumuştu zaman...
Geldi çattı yeşil gözlü bahar
Delirdi masum kanlar
Atladık hayatın damından
Estirdik aşktan vurgun, özgürlük tadından;
Aramaya çıktık sonsuz aşkın sırrını
İhtiyarlık bükende belimi
Sevgiyle bekler oldum eceli
Gene de sitem ederim Azrail’e
Vazgeçmişken cennet hakkımdan
Ne diye alır canımı canan hasretinden…
Uluyan karanlıkta
İnleyen yalnızlıkta
Alev gülleri dikip cehennem ağzına
Nice benlikler yaktık gönül bağında.
Ateşi yuttuk bir kere
Yaş otuz beş
Yol yarı bile olmamış
Meğer yol da benimle yürürmüş.
Yaş elli
Yol belli
-Vefalı âşığın sözleri:
Başucunda bekledim bütün gece
Dua ettim beni rüyana alasın diye
Gülümser baktın bayık gözlerinle;
Her günün altın kandilli ufkundan
Kalbim sana yürür turuncu sulardan;
Sabır ey canan!
Yolları tutmuş zalim zaman
Geçilmiyor Samanyolu’ndan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!