Roman kahramanlarından Doktorun karısının kocasını bırakmaması
Bu romanı okurken aklıma gelen ilk şey yazarın bu romanın konusunu nasıl aklına getirip yazması oldu. Roman Trafikte kırmızı ışıkta bekleyen aracın şoförünün birinin sebebsiz yere kör olması ile başlayan olaylar zinciri ile başlıyor 1. nci kör unvanlı adama yardım için gelip aracı evinin önüne kadar gelip kör adamı araçtan indirince onu evine çıkarmayı teklif ediyor. Kör adam ile eve çıkan adam kör adama hanımı gelene kadar evde bekleme teklifini red eder. Ve kör adamın aracını çalıp gider, bu çaresiz bir adama karşı yapılan bir suçtur. fakat araç ile giderken birden bire o da kör olur. Kör adamın karısı eve geldiğinde kocasını doktora götürür, doktorun muayenesinde sekreter siyah gözlüklü genç kız bir şaşı çocuk ve bir gözü bandajli bir adam vardır. Doktor kör adamı muayene ettiğinde hiç bir hastalık bulamaz. Ve körlüğü sağlık bakanlığında haber verilmesi gereken yerlere haber verir. Doktor evinde bir müddet sonra kör olur. Hanımını yanından gitmesi için ikaz eder ama hanımı onu bırakmaz. Bir doktora giderler ama sonuç değişmez.
Körler toplanıp karantinaya alınırken kör olmayan doktorun karısı kocasını bırakmaz
Kralsın sende
Gitse de cicim ayları son trenle birlikte
Perçinler zaman bizi birbirimize kızgın demirle
Çoluk çocuğun nefesleri karışır birbirine
Yaşarız, el bebek gül bebek olmasa bile...
ÇAYLAR KUYUSU
Sen Edgar Po’yu okuyadur sıcakta
Asıl büyük korkular dolaşır bu ocakta
Kozlu’da İncir Harmanında Çaylar Kuyusu
Çalışıyor kömürü uyandıran insanlar
Bir uvzu gibi duruyor sanki,koca ağacın
Oysa ne dal ne budak ne yaprakdı orada
Bir gereçti bir ihtikalmış koca ağacın
Tamda ortasında
Ne takvimler eskitmiş ne yıllar aylar
Güneş doğup batarken tepelerinde hiç şaşmadan
MASKE TAK
İnanıyorsan barışa kardeşliğe güzelliğe
Maske tak yüzüne aracı olma virüse
MAYISTA DOĞMUŞUM
Hanidir ellerim iş güç içinde
Bedenimi taşıyalıdan beri ayaklarım
Kafam emek iş güç sesleri ile yüklü
Ek olmuş babamın ellerine ellerim
MECBURİYET TÖRENLERİ OLMASA
Kömür işçilerine
Bir göz kayması sonucunda
Tv nin alt yazısında
Gruzu patlamış
MUSTAFA EYRİBOYUN'A
Karaelmasın ücra bir köyünün
Damlı sayatlı evlerinde
Beş Altı kardeşli
MİLAT OLMUYOR
Alışmışız kara güne, kara gecelere
Kar etmiyor hiç bir felaket, musibet de
Deprem çığ, yangınlar, sel, kuraklık, gruzo
Emiyor sünger gibi yaşanan gerçekleri
başladı sıralamaya siyatiğim kalbim ayağım
bırakmadı geriye hastalıktan yana bir şey
bulaşığını sobasını yemeğini yalnızlığını
sıralayiverdi bir çırpıda çaresizlik haritasını
aklına düştü gençliğindeki mehareti çabukluğu




-
Metin Solak
-
Metin Solak
Tüm YorumlarEvet insana keşke seneler önceki durum hiç değişmeseydi olmasaydı şu teknoloji meknoloji dedirtecek dizeler tebrikler efendim
Allah böyle acılar göstermesin birdaha. Dmuyarlı yüreğinize sağlık