Mozaik Şiiri - Ali Fırat Dicle

Ali Fırat Dicle
320

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Mozaik

Bu topraklar, tek renkten yapılmadı hiçbir zaman.
Bir dağın yamacında
Türkçe bir türkü yükselirken,
Öteki yamacında Kürtçe bir ağıt
Aynı göğe karıştı.

Arap, sabrını hurma gölgesinden getirdi.
Çerkeş, onurunu Kafkas rüzgârından.
Süryani, çan sesini dualara kattı.
Ermeni, taşı sabırla işleyip
Kiliselerin gölgesinde zamanı oya gibi işledi.
Abhaz, denizin tuzunu aldı avuçlarına.
Gürcü, üzüm bağlarından
Ekmeğin bereketini taşıdı sofralara.
Tatar, atların rüzgârını getirdi bozkırlardan.
Rum, denizin mavisini,
Fars, şiirin en ince sesini bıraktı bu ülkeye.
Roman, bir kemanın tellerinde
Hüznü bile oynatmayı öğretti.
Çeçen, dik durmanın adını yazdı dağlara.
Boşnak, acıyla yoğrulmuş bir tebessümü
Çayın buharına bıraktı.
Pomak, ekin kokusunu taşıdı Trakya ovalarından.
Arnavut, taşa yaslanan evlerin kapısına
Misafirperverliği astı.
Laz, Karadeniz'in hırçın dalgalarından
Kahkahayı topladı. Fıkra gibi
Zaza, sessizliğin bile bir dili olduğunu anlattı.

Niceleri...
Adını sayamadığımız,
Ama aynı toprağa alın terini düşüren
Bütün halklar...
Kimisi aynı ezanı dinledi,
Kimisi aynı çanı.
Kimisi aynı ağıdı söyledi,
Kimisi aynı düğünde halaya,
Horona,
Zeybeğe,
Bara,
Karkasa,
Roman havasına
Aynı sevinçle karıştı.
Çünkü aşkın dili yoktu.

Bir Kürt delikanlısı,
Bir Türk kızının gözlerinde
Kendini buldu bazen.
Bir Çerkez genci,
Bir Boşnak kızının gülüşünde ömrünü gördü.
Bir Ermeni ustanın yaptığı kapıyı
Bir Arap aile açtı.
Bir Süryani çocuğun yazdığı şarkıyı
Bir Roman kemanıyla çoğalttı.
Bir Gürcü annenin pişirdiği ekmeği
Bir Laz komşu bölüştü.
Bir Arnavut'un diktiği ağacın gölgesinde
Bir Pomak çocuk uyudu.

Çünkü sevda,
Kimlik sormuyordu.
Toprak da sormuyordu.
Yağmur yağarken
Her damla aynı sesi çıkarıyordu.
Rüzgâr eserken
Hiçbir yaprağa
Sen kimsin? Demiyordu.
Biz, aynı göğün altında
Farklı dillerde Anne/Daye dedik belki.
Ama acıya aynı gözyaşıyla,
Ekmeğe aynı şükürle,
Aşka aynı yürekle baktık.

İnsan, birbirini eksilterek değil,
Birbirini tamamlayarak çoğalır.
Bu ülke, yalnızca dağlarıyla,
Irmaklarıyla, şehirleriyle değil,
Burada adını anamadığımız
Bütün halklarıyla...
Bir mozaiktir.
Bir taş, yerinden sökülürse resim eksilir.
Ama yan yana durdukça, aynı güneşe döndükçe,
Bu ülkenin adı yalnızca vatan değil,
Ortak bir aşk olur.

14.10.2015

Ali Fırat Dicle
Kayıt Tarihi : 24.07.2026 16:48:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!