KALBİMİN KIYISI
Taş atmadım kalleşçe kimsenin kaderine,
Herkes kendi karanlığında hapsedildiği gecede
Üşüyor amansız başka türlü.
BİR GÜN ANNE
Bir gün anne,
O kalleş fabrikaların paslı kapılarından
Yalnız ve mahzun işçiler çıkmayacak
Zindanlarda tutulan ak sabahlar da fışkıracak dışarı!
KİLİTLİ KALDIM
Yokluğun içimde bir mapushane avlusu,
Yedi kat yerin dibinde vurulmuşum.
Akşam çöker, duvarlar konuşur üstüme üstüme,
Seni ararım o kör karanlıkta,
GİDİYORUM
İçimde çınarların kökünden sızan sızı
Yaprağında gizli senden ayazın izi
Dilimde sustukça büyüyen bir nehir uğultusu
Gözlerimde yıktığın o eski şehrin tozu.
BİR SÜRGÜNÜN ALFABESİ
Hüznüm
Cizre surlarında rüzgârın emzirdiği bir yalnızlık,
Açlığım
Fırtınada unutulmuş bir buğday tanesi,
HOŞ GELDİN
Gözlerimin nuru,
Geldin sonunda
Kar bürümüş yollardan,
Zifiri pusulardan çıktın da geldin.
DEDİM Kİ MÜZİSYENE!
Dedim ki müzisyene!
Bahardır, dedim kulaklarımın dibinde sesini çıkarma
Hem gece hem gündüz!
AYNALAR VE TACİRLER
Heybemde kırık aynalar,
Dilimde yollardan kalma toz,
Menzilsiz bir firariyim
Geçtim o kalabalık sevdalardan.
YİNE BEN OLACAĞIM
"Seviyorum" de ve adımla sonsuzluğa,
Uzaklaş, haritaların bittiği o son sınıra...
Güneşin doğmayı unuttuğu o kuytu yamaca varınca,
Gölgeni bıraktığın her boşlukta yine beni bulacaksın.
DÜŞTÜĞÜMÜZ YER
Sesini mi unuttum yoksa bir otelin
Buzlu camında unutulmuş bir akşamüstü mü bu?
Bir bardak rakının buğusunda,
Bir tütün dumanının dağılan gölgesinde




-
Ali Fırat Dicle
Tüm YorumlarKimseye Yük Olmadan Gitmek (Vedam)
Ne yazın o nefes kesen sıcağında kurusun dudaklarım ne de kışın ayazında titreteyim ardımdan kalanları. Mevsim, ılık bir eylül sabahı gibi şefkatli olsun ya da nisan yağmurlarıyla yıkasın yorgun adımlarımı. Kimsenin alnından ter damlamasın mezar taşıma, kimse ...