Düştüğüm Yer Şiiri - Ali Fırat Dicle

Ali Fırat Dicle
221

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Düştüğüm Yer

DÜŞTÜĞÜMÜZ YER

Sesini mi unuttum yoksa bir otelin
Buzlu camında unutulmuş bir akşamüstü mü bu?
Bir bardak rakının buğusunda,
Bir tütün dumanının dağılan gölgesinde
Arar kendinden giden o son dizeyi.

Evet ayaktayım
Bir nesneyi taşır gibi taşıyorum gövdemi,
Bir masanın köşesine,
Bir saatin vuruşuna dayayarak.
O kentin karanlığında bıraktığım bir şey var,
Bir tren garının itiş kakışında,
Kendi üstüne kapanan bir kapının gıcırtısında...

İyileşmek denmez buna,
Sadece eksilerek uyum sağlamaktır eşyaya.
Güven dediğin bir vitrin camında kırıldı,
Heyecan,
Ceket cebinde unutulan kurutulmuş yaprak...

Sorsan, buradayım işte, yerindeyim,
Kendimi biriktiriyorum bir kalabalığın ortasında.
Oysa o çocuk,
O gözü karalık,
Hangi istasyonda indi de ben devam ettim bu yolculuğa?
Nasıl da bakıyorum şimdi
O eski, o karanlık, o uzun koridorlara.

11.06.2003

Ali Fırat Dicle
Kayıt Tarihi : 11.06.2026 08:38:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!