MEZOPOTAMYA GÜNEŞİ
Sur ’un dar sokaklarında
Yankılanıyor sesler ayaktan.
Bazalt taşlar geceden daha kara
Dicle’ye doğru akan bir ağıt.
Hevsel Bahçelerinde büyüttüm,
Çocuk sessimi
Tandırda pişen ekmek kokusuyla
İnandım dünyaya
Kırık bir dengbêj türküsü
Uzun, yorgun, dumanlı…
Güneş önce surlara vurur,
Sonra yoksul avlulara iner
Ağır ağır
Bir çocuk uykusunda
Kurşun sesleriyle büyür,
Bir anne geceleri
Kapıya dayanmış korkunun
Gölgesini süpürür sessizce.
Sanki bu ayak sesleri uyandırıyor
Şehrin altındaki eski medeniyetleri
Artuklulardan kalan bir taş kemerde
Kan lekesi gibi kızıl bir akşam.
Gökyüzü yanmış bir mektubun
Küllerini savuruyor şehrin üstüne.
Dicle’nin kıyısında sevdim seni.
Sularına yüzünü düşüren ayın altında
Avuçlarını tuttum usulca.
Bir nar tanesi gibi çoğaldı kalbim.
Sonra bir gece
Karanlık geldi tank paletleriyle,
Evlerin kapıları kırıldı,
Suskunluk bile korkudan titredi.
Hürriyetimi kaybettim.
Göğe bırakılmış bir kuş çocukluğumu…
Ekmeğimi kaybettim,
Fırınların dumanı sustu.
Seni kaybettim.
Bir mahşer yerinin ortasında
Ne çok öğrendim kaybettiğimde
Umut denilen inadın
Ölmeyen bir ateş olduğunu.
Çiçek açıyor Hevsel’de badem ağaçları.
Bir yerlerde çocuklar dumanlı
Eski lastik topların peşinden koşuyor yine.
Bir kadın damda kilim
Göğe umut serpiyor fark etmeden.
Yaşlı bir dengbêj çatlamış sesiyle
Yenilmeyenlerin hikâyesini anlatıyor geceye.
Sonra bir serçe konuyor pencereye.
Geleceksen düşecek saçlarına
Mezopotamya’nın güneşi.
Ellerini tutacağım yeniden,
Sanki dünya hiç kirlenmemiş.
Bir sofraya oturacağız,
Tandır ekmeği,
Biraz peynir, bir kaç zeytin
Bir tutam umut olacak masada.
Dicle durmadan akacak ağır ağır
Diyarbakır’ın kara taşlarına yaslanıp
Geceye eğiliyorum inançla.
Ne kadar uzun sürerse sürsün inkâr
Ne kadar ağır olursa olsun zamanın enkazı,
Önce uzak bir ışık gibi düşecek ufka,
Sonra güneşli elleriyle
Bir bir çözecek düğümlerini karanlığın.
...
19.04.1992
Ali Fırat DicleKayıt Tarihi : 18.05.2026 12:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!