EROKRATES KİMDİR?
Asıl adı Erol Güner olan Erokrates, 1971 yılında Konya’nın Karapınar ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlkokul eğitimini aynı ilçede tamamladıktan sonra, henüz 13 yaşındayken, 1983 yılında İstanbul’a gelmiş ve mobilya sektöründe çalışma hayatına başlamıştır.
Yaklaşık sekiz yıl boyunca mobilya sektöründe çalışan Erokrates,
Ağustos 1991’de askerlik görevini yapmak üzere Malatya’ya gitmiş, ardından Iğdır’da görevine devam etmiştir. Kasım 1992’de askerlik görevini tamamlayarak İstanbul’a dönmüş ve kendi işini kurarak ticar ...
Ağlayarak yazdım ben bu satırları..
Sen gülerek oku...
Yazarken mürekkebime gözlerimin yaşı karıştı…
O yüzden cümlelerim biraz keder,
biraz da özlem dolu...
Bunları Sen gül diye değil;
Aşkın Mahkemesi
Dün mahkemem vardı, sevdiğim...
Senin gözlerin, benim ise kalbim yargılandı.
Mahkeme salonuna girerken,
Hâkim sensin diye çok korktum...
Meğer kadermiş, Hakim kürsüsünde oturan...
İnsanın gönlüne bir kez düştümü birisi,
Artık bütün ömrü bir bekleyişe dönüşür...
Hayatını, "Bir gün gelecek." diye kurduğu hayallere emanet eder.
Günleri takvim yapraklarıyla değil,
Hasretin yüreğinde bıraktığı izlerle sayar.
Her gece, "Belki yarın..." diye başlayan umut,
Benden bir şiir, istemişsin..
Söyle... Hangisini yazayım sana?
Hangi kelime yeter ki seni anlatmaya?
Hangi mısra taşır adını?
Söyle... Hangi kaleme kurşun olur ki adın?
Hangi harf yanmadan dökülür dudaklarımdan?
Sen nasıl bir sevdaydın böyle,
Beni benden alan,
Yokluğunla yüreğimi kor gibi yakan, Gözlerimi yaşa, gönlümü hicrana boğan…
Şimdi bu dünya sensiz bir zindan, zindan bana...
Şimdi söyle bana;
Söyle hangi yanım sensizliğe alışsın?
Hadi gel şimdi benim için bir şiir yaz ellerinle...
Ama öyle aceleye getirme,
düşüne düşüne yaz.
Her kelimesi hasret koksun,
Her cümlesi özlem dolu olsun...
Rengi mühim değil...
Benimde deli gönlümü bağladığım
saçlar senin...
Ayrılıktan zor belleme ölümü diye
Feryat figan dağlarken gecemi türkü..
Kıyısına düşmüşüm hayatın,
Yaşımın kaç olduğunun ne önemi var ki… Ben mevsimler gibiyim...
Bazen bahar gibi umut doluyum.....
İçimde çiçekler açar,
dallarımda hayaller yeşerir.
Bazen yaz gibiyim.... Güneş kadar sıcak, gökyüzü kadar mavi,
Sevdiklerimin gönlüne dokunabildiğim kadar mutluluyum..
İki satır birşeyler yazdım diye bana "Şair diyorlar… "Üstat diyorlar… "Hoca diyorlar…
Kimbilir belkide, sevgiden diyorlar..
Ama ben, ben bu güzel ünvanların hiçbirine kendimi layık görmüyorum.
Çünkü ben, ne şairim, ne üstat, ne de hoca…
Ben de sizler gibi; hayatın imtihanları karşısında sınanan,
sevinciyle gülen, acısıyla yanan,
Aaah o beyaz saçlar, ah.......
O Beyaz saçlar, öyle sandığınız gibi
yalnızca geçen yılların izi değildir..
Onlar; içine gömülmüş çığlıkların,
yarım kalmış sevinçlerin,
yutkunularak susturulmuş cümlelerin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!