Öyle bi adamım ya çok anlatılacak bir şey yok. Genel olarak bir şeyleri hallediyorum.
Karanlıklarda saklanır zihnim
Hep bi cebimde taşıdığım karanlıklarda
Boşluğu cilalar gözlerim
Aklım, atın ölüşünde hala
Hakkı avucuna isteyen gençlere
Yargı merciliği yapan dedelere
Bir nefretim var, alışılmadık bir renkte
Dün gece
Ruhumla kan kardeş olduk
Nasıl oldu bilmiyorduk ama pişmanlık uzaktı
Gönlümüzden akan kanı söndürüyorduk
Parmaklar meşguldü, şırıngalar kırık
Çok değil, azıcık etrafınıza bakın
İşt orada, bir böcek can çekişiyor
Ulan birinizde el etmeyecek misiniz
Birinizinde kalemi anlatmayacak mı onu
Ne gerekliydi ulan!
Ne gerekliydi ben kanatlarımı yerken dur demeniz için
İnsanlıks insanlık, namussa namus
Vicdansa, emrhametse en alası
Ne gerekliydi ulan beni bir tutam sevmenize
Atam İbrahim'in duasıyım dedi peygamber
Bunu duyanlar "biz kimin duasıyız" dedi
Duydum, ve arttırıyorum
Ben kimin bedduasıyım ki,
Öylece yüzüme tükürdünüz, böylece dilimi değiştirdiniz
Küfür eden
Ve özür dileyen bir adam oldum ben
İsmet'te şiir okudum
Neyzen'den küfür öğrendim
Didem'den anne çizdim kimsesizlere
Ama yinede
Bir pislik bulaştı üstüme
Ama temizlemeyeceğim şu kış günü nefretime kanıt olsun diye
Duvarımda şairler doğdu ve öldü
Şu mezarlık suratlı duvarda yer kalmadı bana
Haykıran yerlerimi, kanla doldurdum
Kıştan nefret ediyorum
Adamın içine öfkeli böcekler kaçırıyor
Kalem değil, kalemimin gölgesinden çıkıyor bir şiir
Şair, bir kalemin gölgesinde gizlidir
Ruhum bugün elimi tuttu
Neymiş efendim ihtiyacım varmış
Neymiş efendim boğuşmalıymışım hatalarımla
Oysa ben
Kelimelere saklanıyorum
Küfür ediyorum
Özür diliyorum
İçi içip bir şiiri sarhoş oluyorum
Böylece ıslatıyorum imgelerimi
Korktuğum başıma geliyor
Kendime kusuyorum kendimi
Ben ben olsam bunu yapmazdım
Bunluklarımdan benliklerim doğdu
Değiştiğimi fark ediyorum yavaş yavaş
Annemin tanışması gerek benimle tekrar
Ya tamam, affedeceğim kendimi
Ama önce tanrı affetsin beni
Yüzümdeki morluk
Ölümün hediyesi bana
Temas sevmeyenin girersen burnuna
Bir ufak mor çiçek açtırır suratına
En büyük aşklar nefretten doğar
Nefret ettiğim hatalarım koynumda bu gece
Ölümde babacan adammış
Baktı ki böceğin kemikleri çıkıyor
Yara bandı uzattı düşen kaatlarıma
Özgürlüğüm olmasa da
İnsanlığım avuçlarımda
Kış hala sert
Kış hala böceklendiriyor beni
Ama ben, yazı hatırlıyorum
Hatrımdaki yaz için
Bir kaç ben affediyorum
Bir küçük isyan şiiri
İsmet'ten öğrendiklerimi kusma vakti
BEN BİR İNSANIM ULAN
NE BÖCEĞİ
İnsanı ki tek hatam nefesler içinde
Çiçekli böcekli hatalar yapmak
Bilinizki affetmek zorluğu
Kolay gelir benim kanatlarıma
Uçmaktan yorgun kanatlarıma
Hayalden ölüme uçan kanatlarıma
Huzur ilacım kaçmakta
Böcekten korkan bir yar sevdim ondandır derimki
BEN BÖCEK DEĞİLİM
Ölüm elimin altında
İstese boğarım bi kaşık suda
İstese köpeğim ederim bir mavi tasmayla
Fakat ben
Korkmak istiyorum
Adam eder belki beni
Şimdi bakıyorumda
Hata yapmak, o kadar kötü değildir belki
Kış hala böcekli
Kış hiç değişmedi
Ama bilki Tanrım
Ben çok değiştim
Artık affedebilirsin beni
Bu neyin cellatı
Bu neyin maskesi
Tanrım
Söyle bana
Bu sessizlik neyin kefareti
Sırası geldi
Bitmeyen kalemlerime ağıttır vakit
Dünya uğruna, heba ettim şairi
Bugün ilk defa
Çırılçıplak bir duş aldım
Üç yıl olmuş soyunmayalı
"Benki hatalar Tanrısıyım
Yıldızlar bağladım geceye
Bağladımki gökde
Hatalarınızı sayın
Sayın ve hatırlayn üstünüzdedir onlar
Çöpe atılan her dolu kalem kadar
Suçsuzdur derdini anlatamadığın sokaklar"
Buruş buruş bir kağıttayım şimdi
Kim bilir kim çöpe atar kefenimi
Yazmak uğruna yaşadığım zamanlar
Bir sevda uğruna vuruluyor şimdi
"Bugün sana biraz yıldız getirdim
Beşerin şaştığına kanıt ceplerinde kurut onları
Onları kurut
Onları tuz gibi olana kadar ufala
Sonra unut
Onları unut
Unut Tanrıdan gelen şartları
Derdi yaşamak olanın
Cebi hep mi doludur"
TAnrım bana son bir şans verdi
Affetmek için gelirken yanııma
Yeni abalar ve süpernova fotoğrafları getirmiş
Giyipte üstümü, bakınca fotoğraflara
Yaşlanmak
Ne görkemli
Kimin yüzüydü kırık aynada bana bakanlar
Kim vurdu bu denli çelikten sevdayı boynuma
Bir Tanrı'yı unutturamasakda
Demekki bir tanrıyı
Saklayabiliyoruz kaygılarımıza
Ömmrümden şairlik gitti sevda yolunda
Ve şimdi bir dağ başında
Yırtık bir kağıttan haber yolluyorum
Tanrım affet beni
Arapçam zayıf
Türkçe affet
Tozkoparan nerede?
Öte dağda hayal kuruyorum Tanrım
Peşimi bırakıpta gitmeyen hatalar
Tek dostum bu kentte
İl ayak basışım bu dünyaya
İl kez okuyuşum kendimi
Ve tanrım, affet beni
Türkçe sesleniyorum sana
Küfür edebilmek kadar güzel af dilemek
Bir kuyuydu yaşam mücadelesi
Ardıç ağacına dayanmış bir kuyu
Ve ben ölmeye yollandım
Öldümde ne ala
Atalarıma verdiğim sözü tuttum
Ordan nasılım Tozkoparan?
Düşmüş mü yüzüme karanlık
Annem söylemiş mi beni sevdiğini
Babam güvenmiş mi bana
Günahlar kentinde, aç kalacağıma
Yırtık bir sayfa uğruna
Sakladım yalanla yamaladığım huylarımı
Kaç sayfa ulan benim günahım
Kaç para ulan yeni bir sayfa açışım
Ki her gün,
Kollarım benim yeni sayfalarım
Unutmayınız beni, ve affediniz
Özellikle sen tanrım
Özellikle sen
Affet beni
Arapçam zayıf
Türkçe affet
Bu çorapları başıma ben ördüm
Yüreğimi tel tel ip edipte
O kadına kazak örmeden önce
Bir süre dinlenmeliydim
Dinlemeliydim
Koynuma giren o üç kediyi
Dertleri belliydi
Üçe bölüp pay pay götüreceklerdi beni
Götürmelilerdi
Sesimi kısmadan yorulmuş tütün çiçekler
Beni çok uzağa götürmelilerdi
Beni güldüre güldüre
Öldürmelilerdi
Ramak kaldı
Ramak kaldı ağrıyan göğsümü delmeye
Aksın diye ümitlenipte kaç kere
Kaç gece
İğneledi kendimi
İğneni ucu sendin sevgilim
Seninle sabitledim kendimi
Hatırla
Kalk ayağa ve beni değil
Bir kuple ömrümde
Güldürdüğüm yüzünü hatırla
Şimdi bir kadın
Gülmek için istiyor beni
Verme
Satma
Beni unutma
Unutursan geriye ancak
Şakaklarımdan kızıl kancasına
Anılar kalır
Çiçekler kalır
Öpüşler kalır
Ben dahi kalmam
Bizden geriye ancak
Sen kalır
Kahırlıyım bu gece
Çıkamayacağı çukura düşmüş bir çekirgenin yerine
Veya ona olan benzerliğime
Oysa insanlar sevmeliydi çukuru
Şayet gökyüzünden daha gerçektir
Toprak kokusu
Bense toprağa olan benzerliğinden şiir okurum
Çünkü bu, kediye selam vermenin en kolay yolu
Çukurun dibindeki kemiklerdi
Bana ömür biçen
Kemikleşmiş burada tramvalarım
Çıkar diyorsun
ÇEKİRGE DEDİĞİN ÇIKAR
Ağlamayı bilmeden güldürmeye çalışmak
Ne kolay
Bağzığına basıpta düşeni görmedim hiç
Buna rağmen tembihler içinde yetiştirildim
Ve böylece yetiştim sürünün geri kalanına
Şimdiyse korkum
Zıplamak
Zıpladığımda inen
Anne terliği bir de
Korku kokuyorum bu aralar
Oysa kağıttan başka yere kusmadım
Gömleğime aşka dair çok şey döküldü
Onuysa yorgun bir çakmak küle döndürdü
Merak etmesin çakmak
Affettim
Gömleğin parasını istemem
Açlıkla sınanıyorum bu aralar
Şiire açım
Yazmaya açım
Muhtaçlığa açım
Düşen tek şey şekerim olsa keşke
Çünkü düştüğüm yeri doldurmuyor
Yarım ağız bir kaç yetim cümle
Hiç değilse küçük ayıyı anlatabilseydim sana
Bende yorgunum ama
Uykuda kaybettiğim çok hayal vardı
Zakkumları sevdiğimi söylemiş miydim sana
Zaten annemede sigara içtiğimi söylemedim
Sana olan sevgim
Zehirlerle iyi anlaşmaktan
Sarılalım mı?
Biraz daha muhtaç kalayım sana
Muhtaç kaldığın eşyalar kadar olmasamda
Bende çok anlam yükledim bana
Şimdi çakmak ateşi bile anlam kazandı
Gülü budamak özür sebebi memleketimde
Öfkemden sıra gelmedi hüzne
Hatırlat kendini
Bir gün olsun mutlaka sana ağlayacağım
Utanıyor insan çekirgeliğinden
Ben, "yazık" denen türden bir çekirgeyim
Ben;
Mehmet Al Yıldız
Kucağında kedi ile ölecek adam
Vasiyetimdir
Affetmem bu sefer
Mezarımdaki menekşe solduğu an
Su yuttum, imge çölünden
Bir bir boğuldum, battım
Şiir yüzünden
Sen burada denklem dışısın
Annem duvar dibinde utanmıştı
"Eline kitap vermek bir hataydı"
Cin ali bir katildi
Bunu bana Cahit Sıtkı anlattı
Doktor beş doz Orhan Veli yazdı
Aklıma koydum, gizledim
Ama köpekler aklımı kaçırdı
Merak etmeyin, bulacağım
Kuyruklarına Eloğlu teneke bağlamıştı
Nihayi zafer ölmekti
İnsa, ölümü vallahi severdi
Aşk, vatan, iman gibi mezelerle geçiştirildi
Yokluğu bana Akif paşa yedirdi
Vefasızım, kimine göre haksızım
Annemin biricik oğlu
Arkadaşlarımın Ayyaş adamıyım
Vefasızlık lakaptan sayılmaz bile
Benim yazımda renk çok
Turuncu olmasa da olur
And olsunki hellaleşmeyeceğim
Teşekkürümü, çok önceden ettim
Son sözümü söyledim
İllak görürsün
Küçük dağlar seninya, övünürsün
Hakkım helal değil sana, bilesin
Özür değil, teşekkür değil
Hakkımı isterim, hakkımı isterim
Tanımıyorum ben bu insanlığı
İnsanlıklarını dolar kurlarına satmış gibiler
Tanımadığım bir adamın sigarası elimde
Tanımadığım bir kadının ayak izi var üstümde
Jelatini açılmamış anılar kurmaya çalışıyorum burada
Çimler üstünde, çirkin bir halde
Burada, ki burası tanımadığım anılara sahip
Bir baba öfkeyle bağırıyor suratıma
Ben, tanımadığım çocukluğumun desenlerini seyrediyorum
İnsanlı dediğin son dişini yolda düşürürmüş
Ben, yollardan diş topluyorum
Tanışıyorum kimsesiz bir adamla
Utanmaz arlanmaz bir de insan olmuş
Siz insanlığı ana karnında unutmuşsunuz
Ben 36 dişle gülen yüzümü
Kızıma saklıyorum
Eğer kaybedersem insanlığımı
Yazık olur annemin mercimeğine
Yazık olur babamın cebine sakladığım otuz lira
"Sen sakalına yaşını saklayan adam
Bacının yüzü suyu hürmetine
Korkma bu kadar kendinden"
Bir gün olur da
Akarsa burnumdan insanlığım
İlk tokadını atsın babam
İl kez yüzüme tükürsün annem
Ve güldürdüğüm o dilenci çocuk
Ağlasın halime, ağlasın ki onu bile hak etmem
Benim hak ettiğim
Ölüme küfredilmesidir
Çizdim
Köpeklerin önüne kemikli hatalar
Annemeyse göz boyamalık başarılar
Anlayacağınız
Şiire benzettiğim yalanlarım var
Amcamdan miras
Jest ve mimiklere sahibim
Onun bedava yaşadığı hayata
Ben para verdim
Üç beş demedim
Cüzdanımda sinekleri gezdirdim
Oysa bir bildiği varmış
Beş para etmezmiş hayat
Ondandır
Din adamları bile çalarmış
Üç beş kuruş hayat
Boş adam değildir vesselam
Bilir mesela kabir kazmasını
Köyde de adetmiş, pekmezli yapmak
Kabir kazan helvasını
Dört keçisi vardı
Birini ben geberttim
Soyut kavramların kafasını taşla ezdim
Kuvvetli adamdır vesselam
Demir sopasıylan
Dayağımı da yedim
Yedim, yedim, yedim
Çok afedersiniz fakat
Pantolonumu kirlettim
Tekrardan affınıza sığınarak
Korkumdan, amele lekemle
Eve bile gidemedim
Var git yoluna bacım
Ben kediyle anlaşacağım
Baba yadigarı saatimle
Ömrümü hesaplayacağım
Bak öteye, orada daha mutlu yaşamak
Çünkü ben ve saatim
Burada matematikle boğuşacağım
Doğru duydunuz, kabir kazarmış amcam
Kabir başına bir tabak alırmış
Adetmiş, üç kere kaşıklanırmış
Her kaşıkta
Giriş, gelişme ve sonuca selam çakarmış
Seç bakalım okuyucu
Bir konu da sen seç
Şayet ben, bir taneyle yetinemedim
Konudan konuya maymun olmak yadigar atalarımdan
Fakat her konu da bu kadar cıvık değilim
Vallahi bak
Sen birde bana, kabir kazarken bak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!