Bir ırmak boyudur yaşadığım yer.
Arzum o destansı sulara benzer,
Tuna gibi, Hazar gibi…
Bakıp yücesine doyduğum olur.
Dağlardan adımı duyduğum olur,
Sen yoksun, yok artık kahır bu akşam.
Ne ümit ne keder; belki biraz gam…
Artık ne duam var ne de bedduam,
İçinde senin olduğun.
Seni eş tutarken tomurcuk güle,
Engin sahillerde uyurken deniz,
Körebe oynarız sis çökende biz.
Arkama saklanır dağlar.
Tomurcuk bir güle gülerim büyür.
Doğayı içimde belerim büyür.
Bir gün yüreğinde aşk tükendi mi,
Darılır giderim haberin olmaz.
Ben sana kızamam, kendi kendimi
Paralar giderim haberin olmaz.
Sanma ki ederim veda, hal hatır.
Varlığım sevgiye azatsız köle.
Kalemimde aşktır çektiğim çile.
Anlarım kuşların dilinden bile,
Bilmem yalanı-dolanı.
Bu gece bir zaman sahilde dur da
İçini dağlayan derdini orda,
Filika filika sulara indir.
İnsan acıları kadar derindir.
Sükût-u Hayal
Yaşıyorsam da bilmeden,
Bir hayat kanıksadığım.
Her bahara küskünüm ben,
Yağmurda taşamadığım.
Mevsim sonbahardır, renkler bulanık.
Yitirmiş kendini sarı bir çakal.
Tabiat en hazin vedaya tanık.
Bir yaprak ağaca diyor, hoşça kal.
Tükenmiş aşklara tütsüler yakın.
Alevli bir oka benzet kaşını,
Kor kor yüreğimi dağla giderken.
Yalnız kendin için dökme yaşını.
Sen, benim için de ağla giderken.
Hani sen yoksun ya her şey vesair,
Kader kaleminin bir silgisi yok.
Yok işte, benimle hiç ilgisi yok.
Bir yabancı gibi geçmiş.
Geçmişte kalan bir geçmiş.
Böyle apansızın böyle peyder pey




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!