Mecnun'a Dönmüşüm Bilmem Gezdiğim

Gevheri
100

ŞİİR


74

TAKİPÇİ

Mecnun'a Dönmüşüm Bilmem Gezdiğim

Mecnun'a dönmüşüm bilmem gezdiğim
Dağlar mıdır sahra mıdır yol mudur
Dostumun bağına girip dizdiğim
Lale midir sümbül müdür gül müdür

Aşk değil mi beni derde düşüren
Ferhad gibi yüce dağlar aşıran
Yari böyle benden ayrı düşüren
Adu mudur engel midir el midir

Kamil olan belli olur söz ilen
Al yanağa çifte benler dizilen
Mah yüzüne bölük, bölük yazılan
Kakül müdür zülüf müdür tel midir

Gevheri der bulmam kimsede vefa
Dost diye sevdiğim etti kim sefa
Hubların aşıka ettiği cefa
Kanun mudur erkan mıdır yol mudur

Gevheri
Kayıt Tarihi : 9.9.2003 11:34:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Doğa Fendi
    Doğa Fendi

    Bu tarz 17 yüzyıl şiirlerini okumayı pek sevmem ama hoşuma gitti ..

  • Ferhat Keremgil
    Ferhat Keremgil

    'Hub' güzel demektir mirim, deve de nereden çıktı :))

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    Hubların aşıka ettiği cefa
    Kanun mudur erkan mıdır yol mudur

    Demiş ya Gevheri..İşte bu iki mısrayı, Aşık Dertli şöyle şerh etmiş sanki..yani şöyle açıklamış...

    Ok gibi hûblar beni yaydan yabana attılar
    Bilmediler kadrimi ucuz bahâya sattılar

    Neydi vaktinde güzeller bûseler vâdettiler
    Bir söz ile hâsılı şu gönlümü aldattılar

    Hani ya sâdık deyû methettiğin ol nevcivânı
    Dün gece ol dilberi bir bâdeye oynattılar

    Gördüm ol hûri sıfat ağyâr ile ülfet eyler
    Hasedinden Dertliyi toplar gibi patlattılar

  • Ferhat Keremgil
    Ferhat Keremgil

    Gevheri'ye nazire

    Mecnuna dönmüşüm Leyla'm uzakta
    Ağyârin mahbubu bana el midir
    Canlar derdin döker ulu şafakta
    Dost ile söyleşen aynı dil midir


    Tegafül kuşları ığrar dalımda
    Çakırdikenleri biter yolumda
    Dirlikte vefa yok medet ölümde
    Bu derin sessizlik acep gel midir


    Garip başım karalara yazgılı
    Kaptırdım elimden o gonca gülü
    Hep gidenler kazanırmış sevgili
    Ardın sıra gözüm yaşı sel midir


    Ferhat gibi yarsam yüce dağları
    Kerem gibi viran etsem bağları
    Yasenya geçiyor gençlik çağları
    Yoksa vuslat bize ham hayal midir


    Sonu yok şiirin şarkının meşkin
    Sevdanın yolunda tebdilim şaşkın
    Acısı zevkinden kavidir aşkın
    Kurtuluş umudu Azrail midir


    Ferhatî sözünü tamam eylesin
    Gören Yasenya'ma selam söylesin
    Onsuz bu dünyada canı neylesin
    Bülbülü yaşatan gül değil midir

  • Hikmet Çiftçi
    Hikmet Çiftçi

    Güzel bir koşma örneği.
    Zaman, 17. yüzyılın ikinci yarısı ve 18. yüzyılın ilk çeyreği…
    Gevheri aruz vezniyle de şiirler yazmış, medrese görmüş, paşalara katiplik yapmış sevilen bir halk şairimiz.
    Neden mi hatırlatma gereği duyduk?
    Kullanılan dil açısından. Türkçe’nin güzelliğini bir kez daha görmemiz açısından. Bu dört dörtlükte Arapça, Farsça kelimeler olmasına rağmen bize yabancı gelmiyor, hatta anlamamızı zorlamıyor bile…
    Türkçe kullanmak, dilimize sahip çıkmak adına saygıyla anılacak değerlerimizden biri de Gevheri.
    *
    Kullandığı mazmunlar da artık çoğumuzun bilerek vet ya bilmeden kullandığımız aşikarlıkta. Mecnun, sahra (çöl), Ferhat, kamil insan gibi…
    Divan edebiyatında da sıkça kullanılan bazı unsurlar bu şiirde de görülmekte.
    Aşkın olmazsa olmazlarından gül, ben, kakül, zülüf, mah yüz; dost, vefa, düşman, cefa gibi…
    Gelenekselleşmiş şiirimizin, ta Göktürklerden günümüze köprü olan yansıması gibi…
    En çok kullanılan uyaklardan olan “l” sesli uyağı bu şiirde de temel unsur olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde de halk şiiri tarzında OZANCA şiir zan arkadaşların en çok benimsedikleri ve tercih ettikleri uyaklardan. Bu da Türkçemizden kaynaklanıyor.
    Tabi, koşmalarda en çok tercih edilen 11’li hece ölçüsünün akıcılığı, kıvraklığı bu şiirde de yerini almış.
    *
    Zevkle okunan, kendini okutan bir şiir.

    Türk şiirine ve edebiyatına katkısı olan bütün şair ve yazarlarımıza minnetle…

TÜM YORUMLAR (14)