Hikmet Süreyya Kanıpak adıyla 1943'te İstanbul'da doğan Süreyya Berfe, 1960'ta Çanakkale Lisesi'nden mezun oldu. Bundan sonra, 2 yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde, 4 yıl ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde okudu. Yedek subay öğretmen olarak yaptığı askerliğinin ardından, Arkın Yayınevi'nde çalışmaya başladı.
1972'de Ali Özgentürk ile birlikte Asyalı dergisini çıkardı. (2 sayı) 1976'da Can Yayınevinin çocuk kitapları bölümünde görev aldı. Sonraları reklam şirketlerinde metin yazarı olarak çalıştı.
Gidilir gelinir.
Belki sağ salim dönülür, hepsi o kadar.
Günler geceler çabuk geçer.
Çabuk geçmez şaşkın bir çocuğun hüznü
Vapurlar, arabalar, karlar çabuk geçer.
Ayrılık da özlem de her şey...
1.
Gözlerinin rengi gibi
Yüreğinin rengi gibi
Saçların da kendi renginde
Ama ben, ellerini gördüm önce
Yorgunluktan başım düşüyor
Gökte kanadı ayrıç ayrıç bir kırlangıç
Dere gibi geçiyor içerimden
Ekmek kurumuş
Zeytin çekmiş yağını
Yürüdüm yutkuna yutkuna
Sen olmadan gitmiyor
taptığım yalnızlık bile.
Sen olmayınca gitmiyor
yenilerini tanıdığım acılar bile.
Ayışığı unuttu karları
Nerdeyse tipi çıkar
Yaralı bir keklik
Uçtu önümden
Bende kaldı kanadı
Seni yitirmedim, kaybettim.
Cep saatimi yitirdim, seni kaybettim.
Gökyüzünün herhangi bir yerinde
herhangi bir gökyüzünde
kaybettim seni.
Gül soldu
Çiçek koparıldı
Deniz durdu
Güneş doğmuyor
Tohum dağıldı
Bahçe kurudu
Dağ başından bir ışık geliyor
Yansıyor gözlerimden şehre
Bozkıra köy evlerine
Yorgun değilim seninle buluştum
Bir mendil sevinç yolladım sana askerden
Ben sevince yeryüzü arınır
Yüzüme vurur gölgesi
Yüreğim aşkla beslenen başaktır
Açılır
Soymak ister kabuğundan bedeni
Düşününce uzaklarda olduğunu
öyle uzuyor ki zaman...
Bugün ne?
Hafta bitti bile.
Bana sorarsan daha günler var.
Ne acı
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!