Kaldır da başını arşa nazar et
Al Sancak göklerde ne kadar özel!
Senin bu şan, şöhret! Tarihten ibret
Al da bak, yaşamak ne kadar güzel
Aklın emaresi ne ün, ne kafa
Ah be Azmi abi; ne hâle düştük!
İtiraz etsene o surat varsa!
Mahşer dendiğinde az mı gülmüştük
İçim ürperiyor; ya sırat varsa!
Kim bilir şu anda ne durumdasın
Ne zül bildik ne zamandan ziyanı
Yelkovandan borç alarak yaşadık
"Sonra"lara feda ettik her "an"ı
Sevmelere geç kalarak yaşadık
Densizliği bırakmayıp tadında
Ne kadar hazin, garip; "asla olmaz" dediğim
Buluyor bir yolunu, oluyor yavaş yavaş
Umudu zinde görüp, "kolay solmaz" dediğim
Düşlerim... hayallerim... soluyor yavaş yavaş
Vahdet "insaf" umarken yumruk sıkan bilekten
İsyandan sayılır her dudak bükme
Günahkâr gölgenle yarışma dostum
Vav eyle nefsini ilahi hükme
Zelîlin şahına danışma dostum!
Bir narin kuş tende, dar kafesinde
Yüzünde yüz tebessümle salınıp gezen güzel
Nazar değmesin neşene; tükenmesin, bitmesin.
Uğramasın hiç kapına, yaprak ağlatan gazel
Gönlünde taht kursun huzur; ömür boyu gitmesin.
Eğilmesin başın asla; mahzûn olmasın yüzün
Bakmayın melül mahzun câna cefâ hâlime
Sicilim parlak değil; vukuatım çok benim.
Bir güzeller güzeli renk kattı hayâlime
Mecnûn'dan beter oldum; dur durağım yok benim.
İstiyor ki "öl! " dese, hemen orda öleyim
Ayıptır söylemesi; ben artık bir köleyim.
Bakmayın melül mahzun cana cefa hâlime
Sicilim parlak değil vukuatım çok benim.
Bir güzeller güzeli renk kattı hayalime
Mecnûn'dan beter oldum dur durağım yok benim.
İstiyor ki "öl!" dese hemen orda öleyim
Ayıptır söylemesi; ben artık bir köleyim.
Rahmansın, biz âciz; nefs önünde diz
Çökenlerden etme bizi Yâ Rabbi.
Rükûsuz, secdesiz, huzûra dinsiz
Çıkanlardan etme bizi Yâ Rabbi.
Verdiğin emânet başların tâcı
Sevda denen buysa, istemem kalsın
Aşk artık sineme ok bundan sonra.
Dokunma kirpiğe selini salsın
Benden çekeceğin çok bundan sonra.
Gönlümde doldurdu aşk miâdını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!