Çınlayan gür sesinle inlesin bugün yer gök
-Kalmışsa- kuşkuları tarumar eyle, yok et!
Övgü, pâye adına avcunda ne varsa dök!
Vakt-i vefâdır deyip incilerini tüket!
En nezih dizeleri benim için derleyip
Çağların arasından ilhamla ilerleyip
Kahpeye baş kaldırıp; "kavgam var" deyip yasla
Yeisi usandıran Sumud'a selam olsun
Ömrü laklakla geçen kargalara kıyasla
Kartalları andıran Sumud'a selam olsun
Tam gün güneşe gebe, şafak sökecek derken
Onlarca cana kıyıp yürekleri yakan var.
Umut Güneydoğuda nihâyet gülümserken
İnsanlığından cayıp, kandan iz bırakan var.
Her ne kadar olsak da bu oyuna âşinâ
Ayarsız çıkan sözden, dil çeker eziyeti
Ne söylesen nafile; yoksa kulda edeb, us.
Kalp kırıp, incitmenin, bir "özür"dür diyeti
Âlimler diyorlar ki; ya hayır söyle, ya sus!
Şayet maya bozuksa, kin gönüle tâc olur
Susadıkça idrâkim cehâletin çölünde
Tefekkür deryasından su taşır akıl kabım
Anlar iz’an "Mutlak kim? ", "herşey kimin elinde? "
Dil susar hayasından Kur’ansa muhatabım.
Kirpikler el çektikçe serimde pencereden
Bakmayın gözlerimin mahzûn bakan hâline
Damarlarımda hâlâ delice akan kan var.
Nerede hâin görsem, rast gelsem bir zâlime
Patlamaya kurulu, içimde bir volkan var.
Sunsa da nefsim her gün kazanlar dolusu kin
Bakmayın künyemize 'Türk-İslam' payesine
Ne artık tarihe şan, ne mazluma limanız
Kuduran Siyonistin vahşet hikâyesine
Figüranlığa koşan, Teneke Müslümanız
Harcanmakta ömürler ifrat tefrit arası
Boşa gidiyor heyhât, verilen onca emek.
Gözlerde fer kalmamış, kalpler kasvet karası
Yorgun çehreler için, artık zor gülümsemek.
Kordan ateşe dönmüş sevgiye hasret yürek
Bir ânım geçmiyor sensiz birtanem
Zifir gecelere, düşe sor beni
Alevler içinde, yanıyor sînem
Gözümden süzülen yaşa sor beni.
Mehtap da perdeyi kapadı bir bir
Kederle dolu file, inkâr etsem nafile
Ömrü azdı sevincin, gönlüm acıyı tattı.
"Eyvah" düşeli dile, çekilmez oldu çile
Mutluluk bahtım için üç günlük saltanattı.
Saltanattı yıkılan, tahtımdı yerle yeksan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!