⚘Gönül bağlarına ayrık otları
Ekenler oldukça susmaz bu kalem
Muhabbet köşküne öfke putları
Dikenler oldukça susmaz bu kalem
Gönül sızın közü göze salınca
Âh'ın kapısını çal dünü düşün
Ruhuna haz veren an azalınca
Keşke denizine dal, dünü düşün
Kirpiğin kapıyı açınca zâra
Sînemde sakladığım emanet can kuşunu
Teslim için gün sayan sıradan bir garibim
Yolların düzü varken çıkarıp yokuşunu
Bahar yönüne koyan kuradan muzdaribim
Hâna buyur etmişken "vakt-i kûn"da gel diye
Hırçın rüzgâr esir olmuş hazana
Üfledikçe yaprak döker sol yanım
Halim benzer boynu bükük ozana
Yâr dedikçe hep ah çeker sol yanım.
Kimse bilmez, yen içinde kol kırık
Sevda dedikleri bir giz, muamma
Kimseye yaram var, gel diyemedim.
Elimi Mevlâya çok açtım amma
Ar ettim kederi sil diyemedim.
Gönlüm buyur etmiş akla sormadan
Gönlümde tasaydın, genzimde sızı
Her ânı umuda ekledim ANAM...
Bahardan vazgeçtim, unuttum yazı
Az mı yollarını bekledim ANAM.
Sarsa da ruhumu hicrânın sisi
Bir başka alevli, yakıcı bu har
Keder ile dolmuş "gönül küfesi"
Pılı-pırtısını toplamış bahar
Vakit, vakt-i hazan; "son" arefesi...
Tebessüm sürgünde, göz de yaş mûkim
Huzur Evlerine! yalnızlık hakim.
Sır değil şifresi gönül köşkünün
Tebessüm hazırdır bir selam versen.
Anlamı kalmazdı dünya aşkının
Baktığın her yerde Hakk'tan iz görsen.
Ayak, engelleri kolay aşardı
Binbir meşakkat ile süzüldü nefeslerim
Koca "keşke"ler kaldı zamanın süzgecinde.
Hayâlini kurduğum, dünyevî heveslerim
Kayboldu birer birer kaderin "gör-geç"inde.
Yardım tüm keşkeleri, neşter-i tefekkürle
Sen gittin soldu güneş gün bildim geceleri
Âsûde dünler rüya, mutluluklar "an" oldu
Hüzne bandım kalemi ağlattım heceleri
Kâğıtlar sırılsıklam gözyaşım ziyan oldu
Ne zaman hayal kursam hicranaydı varışım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!