Kederle dolu file, inkâr etsem nafile
Ömrü azdı sevincin, gönlüm acıyı tattı.
"Eyvah" düşeli dile, çekilmez oldu çile
Mutluluk bahtım için üç günlük saltanattı.
Saltanattı yıkılan, tahtımdı yerle yeksan
Vakit yine o vakit; takvimler kış ertesi;
Saklamaya ne gerek ruhun bezdi azaptan
Hazır bahar kokarken gönlünün güvertesi
En yakın limana çek; biraz mola ver kaptan
Ki, nice gam yüküyle ezilen o omuzlar
Bir muamma sanırdım bu âlemi
Tarif için tanım varmış... Anladım.
Takip ettim "ikrâ" yazan kalemi
Hayli eksik yanım varmış... Anladım.
Bir âlem ki, gelen gitmez hocasız
Alçaksın! Kan kokuyor şer karası ellerin
Zirvedir tüm çukurlar seninle kıyaslasam
Sahibinin tuttuğu yularından tanırım.
Alçaksın! "Vatan" derken sen gibi emsallerin
Bir an kardeşim sanıp şu sırtımı yaslasam
Hançerini hisseder, "şiâr!"ından tanırım.
Kuşları baykuştan ibaret sanma
Gönlünü bağ et de gör ki ne öter
Nakışı kasvetli karlara kanma
Kahrına güneşin bakışı yeter
Koy sevinsin nesl-i Nemrut, Karun'lar
Vakt-i firak "kûn" oluyor gardaşım!
Ucu açık sanılan o yarınlar
Çok geçmeden dün oluyor gardaşım
Kırılınca muhkem denen o faylar
Vatan kurdum sökün edip Söke'den
Toprağımı şehit kanı besler Heyy!
Tarih yazdım destanları hak eden
Bayrağımı AY ve YILDIZ süsler Heyy!
Osman benim, Orhan Benim, Yavuz'um
Varsın arsız olsun dem, dudak büksün elâlem
Onurdu gâyen madem; sükûtu boz ey kalem!
TARİHE ŞANDIR BAYBURT
Çınlayan gür sesinle inlesin bugün yer gök
Sînede olanı saklasak ne ki
Sabırlar virüsün hârlı sacında
Gaflet girdabında kayboldu zeki (!)
Derin bir çatlak var kibir tâcında
Nerede o kral, alımlı edâ?
Menbâı gönülde, sahte değilse
Kalplere uzanan izdir tebessüm.
İnsan, kıymetini bir bilebilse
"Sihirli bir değnek", gizdir tebessüm.
Bitmez bu âlemin hiç kıyl-u kâli




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!