Kalp gözü açık kul güler cefâya
Sabrı telkin eder düştüğü her yer.
Meyletmez hevâya, gelmez safaya
Resûle ümmetlik cihâna değer.
Kurtarıp kendini p/is, kir içinden
Son baharın ardından, keder sızar yürekten
Çekilmez çile olur hayat denen bu koşu.
Neşe göçer yurdundan, gözler yılar tümsekten
Gönüller ye’se düşer görünce sarp yokuşu.
Hüzün dem kaynatınca ah çekmek kusur değil
Bakmayın hâlime, saçımda aka
Parmak ısırtırdım yirmilik gence
Ne neşem eksikti ne de fiyaka
Diyabet yolumu kesmeden önce
Kapayıp dostluğa her ihtimali
"Belayım" diyordu lisan-ı hâli
Halini görenler acımış sana
Hasret beste yapmış ses tellerinde.
Son sözün ne idi hatırla bana
Şimdi ara beni mum ellerinde.
Güllere vermiştim adını oysa
Sevda dedikleri meğer çileymiş
Andıkça dilimde kördüğüm sensin
Aşka düçar olan kula köleymiş
Yandıkça külümde gördüğüm sensin
Yâr deyip inlerken kor ateşlerde
Unutmak ne mümkün; damarımda kan
Aklımdan geçen her ansın birtanem
Kararan ufkuma umut bırakan
Sehersin, şafaksın, tansın birtanem
Gâh tatlı meltemsin ruhumda esen
Varsın hazlar el çeksin bu cânımdan
Nevbaharlar sona ersin Yâ Rabbi
Gözlerimde yaş görünce; yanımdan
Giden gitsin sen yetersin Yâ Rabbi
Şafak sökmüş gün doğarken, karanlığı yırtarak
Yüreğime kor bıraktın, şimdi gönlüm tarûmar...
Gittin ardına bakmadan, dünyamı karartarak
Parçalandı, sol yanıma sevgi taşıyan damar...
Öfke dolu gözlerinden, kızgın lavlar saçarak
Gönül bir dost arar gözler sığınak
Gelince o kışlar gaile ile
Afak durak olur, umutlar Burak
Aşılır yokuşlar aile ile
***
Ne ben sana sorayım ne de sen bana hatır
Buyur, karşıma otur; bakışlar dile gelsin
Çehremiz sayfa olsun çizgiler birer satır
Kaşlarımızda o kır nakışlar dile gelsin
Madem ki elemliyiz, yüreğimiz şelale




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!