"Aş! " deseler zorlanmaz; aşar Çin'in seddini
Kâinât kağıt olsa hecelere dar eder.
"Boğaz Harbi" denince kalem bilir haddini
Bakar Akif ne demiş; aczini ikrâr eder.
Cahil aranıyormuş cesaret sınavına
Aydındır(!); avamdan hayli ileri
Anlamı tersidir bunlarda ar'ın
Nazarı fa'ş eder bu gibileri
Gözleri kibirli bakar bunların
Kimisi Darwin'in tezinden imal
Pek nazlıdır; yok sebepten
Küser birgün üzülürsün
Yardımını bazen hepten
Keser birgün üzülürsün
Rengi döner kara olur
Ne bir telaş, ne dünyevî hırstan iz
Ne tövbesiz bir ânım var çok şükür
Hakk dedikçe aşkla yanan bir geniz
Hayy olana imânım var çok şükür
Haz alsa da yüreğinden dışlayan
Sebeb-i zillet iken Hakk buyruğu Kitapta
Soykırım karşısında -yazık ki- lal duran çok
Çıkarlar konuştukça yapılan her hesapta
Melamet çarşısında mazluma aldıran yok
Gülen az bu demde; solgun benizler
Hüzünlü çalıyor ellerdeki saz.
Bağ bahçe târumâr, hazandan izler
Bülbül de etmiyor artık güle naz.
Gül erken açınca gönül bahçemde
Ayrılık kaderse sitem nafile
Gözünden yaşları sil Canım Anam.
Zannetme unuttum, rüyamda bile
Her an aklımdasın bil Canım Anam.
Hüzüne esirse şayet sevincin
Ne dedim ki sanki, çekiysen naza
Mazimi süsliyen anı'msan Bayburt
Sevenden gıshandım, oldu bi gaza
Atan damarımsan, ganımsan Bayburt
Adın lugatımda aşka parola
Kör talihim sezemedi pusuyu
Hüzün yine kapı çaldı bu gece
Yıkıp gönül barajını gam suyu
Kirpiklerim naçar kaldı bu gece
Hayallerim düşünce dar dehlize
Kibri tarif için derse ne gerek
İşte Netenyahu, Tramp'ta surat
Biri kuduz çakal biri engerek
Bunlar yaşadıkça tüm yollar Sırat
Davetken zillite her vebalimiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!