Bir acaip, tuhaf bu dem; zaman şekil değiştirmiş
Çağ atlamış(!) benî adem; îman şekil değiştirmiş
Cürme sebep(!) bin "ama" var, sanırsın ki bunama var
Her tövbede kırk yama var; pişman şekil değiştirmiş
Şu muhteşem kâinata kalp gözüyle baksa kul
Duyar elbet; solan yaprak, ağaran saç, an ne der
Say sayar hep o vuslata; bittiğinde bu okul
Kefen giyer haz alarak; bağrını aç anne der
Cehli kavi cüretkâra ne söylesen etmez kâr
Ne zaman anılsa O/nurlu isim
Gönül dağlarında hep aynı mevsim
Habîbim diyerek övmüş El Azîm
Hasrete O'dur im; hüzün sağlar hep
Kalem kara bağlar... Ağlar mürekkep
Ardan âriysa tıynet ağu eşsiz tat olur
Cana cefa "meziyet", eziyet "sanat" olur
Unutulmuşsa gaye, züldür dile sermaye
Zalime övgü, paye "hayır, hasenat" olur
Bahtım beni bir nanköre eş etti
Gönlüme taş atma derim anlamaz
Dünyamı dar, mevsimleri kış etti
Gözlerim yaş etme derim anlamaz
Dâvâsı olana yasaktır küsmek
Yiğide sevdâsı zül değil dostum.
Var mı bir darbede umudu kesmek?
Aslolan hedeftir yol değil dostum!
Demem ki "ne dense hep sineye çek"
Belli ki şişeden çıkmış artık cin
'Niçin?' Diye sormam o kibirli poz
Değmeyin keyfine; öttüğü için
Güneşi doğuyor zannetsin horoz
Rahmân'a ıraktır İblise çömez
Ey bîzâr ne âh çek ne de sitem et
Kördüğümden ibret almasını bil
Gönül dedikleri ilâhî mabet
Girip ilelebet kalmasını bil
Aşkın otağına yatağı ser ki
Makbul Haslet Pazarında göze çarpan hayli net
Kin ve nefret yok satıyor, bayram etsin öç bugün
Makul aklın nazarında hâlimiz hâl-i cinnet
Sevgi dili ok atıyor çare için geç bugün
Muştunu aldık şükür en mutena dillerden
Duamıza dualar ekliyoruz Yiğidim
Umut serdik yoluna îmanlı gönüllerden
Tâcın hazır, tahtına beliyoruz Yiğidim
Orta Asya'da yakıp fütuhat çırasını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!