Mana İncisi Şiiri - Kasım Kobakçı

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Kasım Kobakçı
5397

ŞİİR


13

TAKİPÇİ

Mana İncisi

Mana incisiyle, meclise girer iken,
Kalemgah elinden, bir anlık dalıp bezme düştü yar.
*
Tüm harfler toplanıp, mürekkepten yaş döktüler de, mana köhne kaldı,
Gönlünde ilhama yer kalmayınca, sözleri şaşırdı nazma böyle düştü yar.
*
Ne kadar feryat etse de, sükutla boğuştu bir müddet, sanatını göstermeye uğraştı,
Lakin sükut onu, alayla süzdü de, o yüzden kalemini çöllere attı yar.
*
Baktı ki divanında, kendinden gayrı söze mecal mi var?
Görmedi ki fikir gemisi ummanda, yolunu yitirince gazele düştü yar.
*
Ey saki, bu bezmin sonu nicedir diye, yalvardı da bir kadehe sığındı,
Ben meclisin garibiyim, beni ham bir söze muhtaç etme!
Kelamın hamı can yakar, suale lüzum mu var, o yüzden o gazele düştü yar.
*
Şöhret beni riyaya gark etti, usandım dedi.
Riyanın çirkefine batırma beni ey can, sanat istemem,
Ağladı, mürekkebi göz pınarlarından kuruyunca, o gazele düştü yar.
*
Bu şiirin akıbeti unutulmaksa, zevalden beter bir mısra olur,
Böyle bir sonu ezelden yazılmış, kaderde görmediği mısraya düştü yar.
*
Ben yalnızca geçmiş üstatların nidasını duydum, bu dergahta,
Susmayan kalmamış, o koca şairlerin hepsi dediler, mısraya düştü yar.
*
Bildim ki bu alemde, bir tek şair yoktur ki maşuk için feryat etmesin,
Çünkü mana dağına varamaz, zirvesinden bir kez yuvarlanınca yar.
*
Kıymetsiz kağıda yazılan cevherden, hazine olmaz,
Onun ilhamı gelmediği bir anda, mısraya düştü yar.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 28.09.2025 17:27:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!