Ruhumun sarsıldığı o derin ufuk çizgisisin.
Kıyamet kopar bakışlarının değdiği her yerde.
Hesapsız günahların yazıldığı mahşerdir gözlerin.
Zaman durur, sükunet bürür bu ıssız caddeleri.
Bütün yollar buraya çıkar, dönüşü yoktur asla.
Surları yıkılır göğsümde saklı duran kalanın.
Mizanda tartılır ömrün boyunca biriken ahlar.
Ateşten gömlek giyer bu garip, yorgun beden.
Soru sormaz o bakışlar, hükmünü doğrudan keser.
Alın yazımın mühürlendiği o son duraktasın.
Yıldızlar söner o karanlık bebeklerin altında.
Günahkar ruhlar sığınacak bir liman arar.
Kaçmak imkansızdır bu amansız araftan artık.
Sessiz bir feryat yükselir en derinden.
Mahşer kurulur her defasında o bakışta.
Toprak bile titrer o ağır mesuliyetten.
Bütün yalanlar dökülür önüme birer birer.
Cennet de cehennem de o çemberin içindedir.
Kurtuluşu yoktur bu ilahi adaletin elinden.
Gözlerin ki ömrümün en büyük mahşeridir.
Kül olur ne varsa geçmişin sandığında saklı.
Kapanır kapılar, açılmaz bir daha o yollar.
Hüküm giymiş bir kalbin isyanıdır bu ses.
Sığınağı kalmamıştır artık bu kimsesiz cihanın.
Gözlerin bir tufandır, siler bütün izleri.
Ebedi bir sükunet siner yorgun nehirlerime.
Sırlar dökülür ortaya saklandığı o yerden.
Son defa bakarım o derin uçurumlara.
Hesap kesilir, tamamlanır ömrün uzun seferi.
Mahşer yeridir orası, kaçış yoktur ölümden.
Kayıt Tarihi : 29.08.2026 22:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!