Bırakıp gittin
Özlemek kurşun yarası
Kanar kanar....
Kavuşmak toprak arası
Gözlerin,kokun
Titriyor karanlık
Siyahın delinesi var
Tan ağarıyor
Beyaz düşkün yeşile
Ağarıyor yeşilin saçları
Güneşin ışıkları değiyor
Toprağa düşen son karanfil değildi solan,
Geride kalan özgürlüktü karanfil kokan!
Yüreğimden söküp attığım kökler,yaprak dökerdi...
Sararırdı benzin bir toprak gibi!
Ümitlerim tüm acılarla yeniden yeşerirken,
Kızıllaşırdı,kızıllaşırdı sevdam..
Yeryüzünde göremezsin beni...
Yer altında nehirim ben.
Doğduğum yer toprak.
Gözlerinde gözeyim ben...
Sülük olmam yapışmam ayaklarına.
Kanını emmem insanın.
Günün yorgunluğu düşüyor gözlerime
Kapandı kapanacak
Bir düş ki inceden almış aklımı
Dingin bir gölün kenarındayım
Sihirini kaybetmiş lambam
Cinmi cin iki çift
Unutmaya çalışmak
Unutmak lazım
Yavaş yavaş içimde ölsende
Bu cenazeyi benim kaldırmam lazım
Sensizliğe alışmak öldürüyor beni
El sallıyorum durmadan ardın sıra
Pir sultan gibi darağacındayım
Düzgün babayım
Hüseyin gazi
Sarı saltuk
Çimenlerde kuzu kulak
Madımakta
Vedalaşmak isterdim
Sarılmak
Dönüp dönüp el sallamak
Kaybolmak isterdim hızlı adımlarında
Ağır ağır çökerdi ölüm
Karışıp doğaya
.Hoşçakal demeyi sevmedim
El sallamayıda
Adam gibi veda ettim
Su döktü gözlerim sevdiklerimin ardından
Tez gelirler diye....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!