Ayaz vurmuş hüzün çökmüş meydana,
Dört yan dolmuş öter cırcır böceği…
Yarını sis kuşku düşmüş fidana,
Gün doğmadan görür solan çiçeği…
Doğru yanlış birbirine karıştı,
Mercan gözlü güneş yüzlü nazlı can,
Gönül köşkün yaylasından bir yer ver…
Sardı beni aşk ateşi, heyecan,
Sevdan çarptı etti beni derbeder…
Papatyanın yaprağında fal baktım,
Acı yelsin savur külü köz kalsın,
Arşa çıksın bu sevdanın dumanı…
Kamçı dilsin kavur gülü söz kalsın,
Kalbe yıksın hüznü aşkın kemanı…
Uçmuş akıl yerçekimi biçare,
Senin aşkın Kerbelâ’dır can alır,
Yürek yakar gözden yaşlar aktırır…
Sahte sevda bir beladır dert kalır,
Alır göğe gökten yere çaktırır…
Sahil kumu aşk yazdığın zemindir,
Karga beyin gak bebesi,
Başımızda laf ebesi,
Bir şey bilmez çokbilmişin,
Yalandandır tüm tövbesi…
“ Bütün güzel insanlara saygılarımla”
Parğacekli Mehmet vardı,
Ayağında Kâhta şalvarı,
Başına kasket takardı…
Orta boylu ince esmerdi,
Prangalı bir çığlığım cihanda,
İçin için ben yanarım dumansız…
Sana tutsak tüm varlığım bu handa,
Sevdan ile soldum gülüm zamansız…
Yanık bağrım ilk göz ağrım menekşem,
Unutulmuş tümden ayıp,
Çıkar şimdi tanrı baba…
Çatlamış ar onur kayıp,
Helal malda hoyrat yaba…
Aç gözlüye bitmez köşe,
Dünya bana bir hoş olmuş,
Gözlerime bak yaş olmuş,
Her güzel bir sırdaş olmuş,
Bir ben kaldım tek başıma…
Tek başıma tek başıma,
Daha yeni gelmiş sevda çağına,
Pembe düşler dolmuş taşmış yaygısı…
Aşk alevi düşmüş gönül bağına,
Hançer olmuş terk edilmek kaygısı…
Bir yıldızdır mavi göğün ecesi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!