Bak dur sen aynaya muşmula surat,
Kafanda tilkiler yüreğin kara…
Soygun bulvarında durmadan tur at,
Kangrene dönüştü açtığın yara…
Haram sofrasında kurmuşsun bağdaş,
Acıların kileri bu yürek,
Kardeş acısı başta…
Evlat acısı zor,
Anne – baba acısı hele…
Çevremde aç insanlar,
Dokundu tetiğe kirli parmağı,
Kalbinden vuruldu düştü Mehmet’im…
Yıkıldı başıma Dünya’nın dağı,
Ciğerime ateş düştü Mehmet’im…
Orman fakültesi orman içinde,
Bugün Cuma,
Mersin’de Akdeniz sahilinde,
Uzandım sıcacık kuma…
Sol ayağım masmavi sularda...
Ey!
Sağ ayağım!
Saygı göster saygı bekle,
Dostlarına dostlar ekle…
Saygısızın olmaz dostu,
Kazanılır dost emekle…
Hayalin gönlüme yetmiyor gayri,
Eridim kar gibi haberin var mı?
Gönül sevdiğinden olur mu ayrı?
Yürek al nar gibi haberin var mı?
Asgaridir aylıkların en azı,
Cebin olmaz ne baharı ne yazı,
Sermaye bu vicdan yemiş ayazı,
Siz kahraman işçi adsız neferdir…
Çok özledim ateş sardı bedeni,
Esirgeme ara sıra selam sal…
Aşk közledim nazlı yârim duy beni,
Sabret deme ayaz yemiş benim hal…
Buram buram hep tütersin gözümde,
Gözlerin mahmur,
Kınalı saçların tarumar,
Dayak yemiş gibisin,
Düşlerinin kâbusu Azize abla,
Hangi vicdansız mimar?
Öksüz sabahlarda,
Öpüştü Akdeniz,
Güneş ışınlarıyla,
Anadan üryan,
Sere serpe,
Kuşlar ölmesin diye…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!