Gönül çağla haydi söyle ezgini,
Bir aşk ile vur sazının teline…
Yıktın bendi kırdın attın dizgini,
Zordur tutmak düştün sevda seline…
Gönül kırk göz her dem görür güzeli,
Bir davetsiz konuk oldu omuzda,
Riya ile işgal etti konağı…
Bu arsızlık yoktur hiç bir domuzda,
İz bıraktı tatlı canda tırnağı…
Aklı fikri ekmek elden su gölden,
Yele verdin baharımı yazımı,
Saf gönlüme ağıdımdır bu benim…
Çile derdin nalân ettin sazımı,
Kalem taşım kâğıdımdır kefenim…
Umudumu biçti her dem biçerin,
Zevzeğin teki,
Efendisinin liberosu, beki…
Ölümüne savunur,
Bir aferin ile avunur…
Yağlı kendir bu gam - keder,
Yok bir dalın aman gönül…
Kara sevda heder eder,
Senin halin yaman gönül…
Kara bela aşkın gözü,
Acıların kileri bu yürek,
Kardeş acısı başta…
Evlat acısı zor,
Anne – baba acısı hele…
Çevremde aç insanlar,
Kin ile örülmüş taştan duvarlar,
Vahşetin markası on iki Eylül…
Tıkaç kirli çorap çıkmaz havarlar,
Kanlıdır parkası yiğitler melül…
Kollarda derin iz zincir yarası,
Kemiriyor bu yalnızlık kudurmuş,
İşkencede tüm düşlerim kan revan…
Semiriyor yâr sensizlik dik durmuş,
Kör gecede su vermiyor şadırvan…
Fırtınanın ayak sesi sinemde,
Bir yel gibi girdi cana,
Sol yanıma çöktü sevda…
El tabibi vurdu çana,
Ciğerimi söktü sevda…
Gönlüm artık bil kim emin,
Dokundu tetiğe kirli parmağı,
Kalbinden vuruldu düştü Mehmet’im…
Yıkıldı başıma Dünya’nın dağı,
Ciğerime ateş düştü Mehmet’im…
Orman fakültesi orman içinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!