Pekmez bulmuş sinek gibi,
Her yazıma dokuyor ağ…
Maske takmış kazan dibi,
Ters okuyor gözünde bağ…
Tavuk ile diploması,
Cennetliksen ey riyakâr,
Her cehennem kabulümdür…
Sen bülbülsen ey sahtekâr,
Karakarga bülbülümdür…
Huri tutmuş dizi dizi,
Koca gövde kocaman baş,
Beyin firar zekâ da şaş,
Ağız çarık oynak göz, kaş,
Kör sokağın şaş muhtarı…
Yâr izinde hasret yüklü damlayım,
Gece gündüz yâre doğru akarım…
Aşk yüzünden kederleyim gamlayım,
İnce ince yâr yoluna bakarım…
Nazlı yârin gönlü sevda biteği,
Tahta beşiktir masmavi deniz,
Ağız dolusu gülüyor Güneş,
Kızgın saca dönmüş kumlar,
Kanadıdır şiir martı kuşun,
Yel okuyor benden önce,
Ahmet Arif’ten “Otuz Üç Kurşun.”
Geceydi.
Ne Ay ışığı vardı,
Ne de yıldızlar…
Dokunsalar ağlayacaktım,
Ağlayacaktım hüngür hüngür…
Koca bir yumruk,
Yüreğimin şahanesi,
Ciğerimin nar tanesi,
İki göz nurumun annesi,
Sana direnmek yakışır…
Boğazında zulmün kıllı eli,
Ticaret,
Para hırs kâr,
Bu hırsa Dünya gelir dar,
Ticaret kuralları kuralsızlık,
Acımasızlık sınırsız…
İmanı Euro,
Güneş çarpmış şair olmuş,
Kuru dalın yoz kargası…
Sanat bilmez dair olmuş,
Boğar nalın toz dalgası…
Leke yapar kir beyazı,
Bugün on bir Nisan,
İki bin bir yılının öfke günü,
Kara günler Türkiye’de,
Mutfaklar dönmüş viraneye,
Dolap rafları tamtakır,
Dibe vurmuş ekonomi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!