Ne işin var arsız böcek,
Her gün benim yatağımda…
Perişanım budur gerçek,
Çiçek solar batağımda…
Ziyaretçim oldun her an,
Çek sen kirli ellerini gözümden,
Bir sel gibi boğar seni gözyaşım…
Koparamaz yılandilin özümden,
Bir sel gibi boğar seni gözyaşım…
Dertlerimle harcın kardın kazandın,
Seçim yeli vurmuş dile koş hele,
Söz ne altın ne gümüştür ne bakır…
Geçim beli bükmüş ele boş sele,
Göz fer atmış ceple mutfak tamtakır…
Ezber akıt yalan yakıt bol üfür,
Mutluluğun gönlün baharı yazı,
Yırt kara sayfayı aç bembeyazı,
Gönlümün sultanı dilin niyazı,
Gül açsın yüzünde gül ömür boyu...
Tüm dertlerini at geride kalsın,
Canım çilekeş annem,
Diyarbakır zindanı kapısında,
Sen dualar okurken,
Ben koğuşta sabır dokurken,
Beni ihbar eden zat,
Annesine arıyordu mezat,
Üç ay oldu dosyam durur masanda,
Çözümü zor denklem midir bu hesap…
Yirmi altı yıllık emek kasanda,
Sabır bitti gergin yayda ok asap…
Gamsız görev ne kibirli yasadır,
Çınar ağacı,
Çınar ağacı,
Yaz bahar aylarında,
Sensin başımın tacı…
Dönüyor Dünya,
Başı dik alnı açık,
Sevdayla yoğrulmuş candı,
Onurlu bir fidandı…
Ben taşralı garip çocuk,
Mamak'ta noktalanmıştı yolculuk...
O sabah çıldırmıştı hukuk,
Çil çil altın basar oldu koltuklar,
Zevkten sarhoş hepsi birer darphane…
Kibir ile şişmiş göğüs koltuklar,
Her gün bayram yaşamları şahane…
Yalan dilde nehir gibi akıyor,
Akıyorsa kin nefret,
İnsan artıklarının boğazından,
Kıvranır sinir uçların,
Pensenin dişli ağzında,
Sabır çekersin ya sabır,
Beş kere on kere,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!