Mekân gurbet gönül seki,
Konuk etti toprak damı…
Hüzün tartmaz hiçbir çeki,
Yaşlar sular gülü çamı…
Anne baba oldu toprak,
Bakma bana öyle duracak kalbim,
Kar olur eririm gözünde senin…
Bu dertli gönlümle olacak harbim,
Yâr olur kalırım dizinde senin…
Üstüme bu kadar ne olur varma,
Ruhumu okşadı huzura erdim,
Maziden bu güne çiçekler derdim,
Gönlümün köşküne kilimler serdim,
Gel bağdaş kur üstat keman konuşsun...
Aç kendine hele gönül sofranı,
Taşınmadan mezarlığa tabutla…
Kimi ezdin kimler çekti tafranı,
İtiraf et sarılmadan çaputla…
Bak yaş geçti artık bir gör önünü,
Bu hasretlik düşürecek vereme,
Hicran düştü garip gönül pareme,
Mezar kazın yakın olsun Kerem’e,
Ölüm bari gurbet elde kalmasın…
Can gel beri Kerem beri,
Bak hazine kevgir gibi,
Hırsızlar fil, beygir gibi…
Arpa fazla azmış beyler,
Boğuşurlar aygır gibi…
Var git kardeş var git kendi yoluna,
Eğlen keyfine bak yalan Dünya’nın…
Her gün sevdiğini al tak koluna,
Eğlen keyfine bak yalan Dünya’nın…
Rüya gibi geçer insan hayatı,
Bilmecesin bir bilmece,
Aman Lice canım Lice.
Gündüz oldu bize gece,
Aman Lice canım Lice.
Kimden geldi böyle ferman,
Açık cezaevi bu ilçe,
Sokağı yorgun,
Toprağı yorgun,
Yorgun bağ bahçe…
Açık cezaevi bu ilçe,
Söyle neden mimar,
Barakaları doğurdun ikiz…
Huzur tarumar,
Sokaklarda savrulur giz…
Gel gör halimizi mimar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!