Tut ki esiriyiz bu amansız ve lirik girdabın
Zaman avucumuzda eriyen bir buz parçası
Sen gitgide uzaklaşan o sevdiğim kadın
Ben arkandan el sallayan bir deli sevdalı
gidiyor gölgen denizin o lacivert bağrında
Bir çizgi çekiyorsun sanki gökle yer arasına
Suskunluğun fırtınadan daha ağır bu limanda
Bıraktığın boşluk büyüyor yüreğimin yarasında
Köpükten duvarlar örüyor şimdi hırçın dalgalar
Ne sesim yetişiyor sana ne de sessiz feryadım.
Kıyıya vuran her dalga aramızı biraz daha açar
Martı çığlıklarında gizli benim yakarışlarım
Ufuk çizgisi yutuyor yavaşça beyaz yelkeni
Gözlerim yoruluyor bu sonsuz mavilikte
Kader sahneye koydu bu zamansız gidişini
Beni bir başıma bıraktın bu derin sessizlikte
Kıyıda unutulmuş bir zaman kırıntısıyım ben
Cebimde kırık anılar, dilimde yarım şarkılar
Yüreğim sıyrılıp çıkmak isterken bu bedenden
Kederli gözlerim ardından bakakalırlar
Aynı girdabın içinde dönüp duran iki rengiz
Kavuşması imkansız iki ayrı kutup gibi
Ayrı yönlere doğru sürüklenmekteyiz.
Ummanda savrulan birer su damlası gibi
Uzaklaşan silüetin, boşluk bıraktı geride
Bir de içimde sönmeyen o yangın isi kaldı
Adın kazındı kalbimin en kuytu yerinde
Bu garip adama ise sadece masalı kaldı
2026
Kayıt Tarihi : 6.11.2026 19:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!