Gece çöktü yine sinsi bir sis ile,
Hapsetti her feryadı kendi içine.
Hüzün doldu yalnızların yüzüne,
Giden gider ama acısı susmaz.
Aynalar asla yalan söyleyemez,
Ancak, içindeki yangını göremez
Kabuğun altındaki sızı hiç dinmez
Yaralar kapansa da acısı susmaz.
Bir rüzgâr savurur geçmişin külünü,
Kurutur bahçendeki gonca gülünü.
Kimse bilmez kalbin gizli dilini,
Diller sussa bile acısı susmaz.
Seneler omuzlarına dertler yükler,
Zamanın seli seni içinde sürükler.
Ecel şerbetini birgün her fani içer,
Toprağa girmeden acısı susmaz.
Takvimler eskir de eksilmez keder,
Her gelen can acıyı tadar da gider.
Kurtulmak için dertlerden ölümü diler
Her yara geçer de acısı susmaz.
Kimi unuttum der, kendini kandırır,
Bir şarkı, bir koku onu maziye batırır.
Biten aşklar yangın yerini andırır,
Küller savrulsa da acısı susmaz.
Sözün bittiği yer, burası son durak,
Yoruldu bu can, artık kedere tutsak.
Kader ömrüme kurmuş bin bir tuzak,
Ömür bitmeden bu acılar susmaz.
2025
Kayıt Tarihi : 6.11.2026 19:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!