…. bir güvercin geldi kondu, tam önüne gözlerimin
gagasında bir şey yok ama, kanatlarına kokusu sinmişti zeytinlerin…
yelkovanını kaybetmiş bir akrebi, ağlarken hiç izlediniz mi siz
ortasına bomba düşmüş bir şehre yolunuz düşmediyse, nereden bileceksiniz
kan tadında gözyaşları içmekten, sarhoşluğa durulunca zaman
kadranı parçalanmış bir sevda masalından, akrebi terk edip gitmiştir yelkovan
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Ya bu şiir karışmış halkın arasına kollarını atıvererek onların omuzlarına yahut bu şiiri halk almış omuzlarına
Şiir her yerde güzel..insanların arasına karıştığında daha bir güzel..
Yol boyu rastladıklarına selâm götürmeye devam et şiir...
' Tüm satırları gözümü kırpmadan okudum, anlatım o kadar ustaca ifade edilmiş ki; konudan kopmadım ve koskoca istanbul gözümde canlandı. Okuduğum tüm satırlar bildiğim, gezdiğim istanbul' u yeniden yaşattı bana. Bindiğim vapurlarda, vapurlarla yarışan martıları, denize atılan simit parçalarını, dalgalara göğüs vurun nasibini kapan martıları, adaları ve bir çok güzellikleri yeniden yaşadım.'
Kutluyorum, saygılarımla.Ant+10
'…. bir martı düşüyor denize, havalanıp omuz başımdan
küstüğü belli son iskeleye, yoldaşlık yapacağı vapurla kaçtığından…. '
:)))
boğazın iki yakası arasında gelip giden sabah vapuru peşinde ciyaklayan martılar geldi aklıma...gülümsedim...hani dedim,birisini yakalayıp,avuçlarımla doyursam da,karşılık olarak gagasıyla dokunuverse yanağıma:)))))yok!..
sanırım özledim boğazı,vapuru ve İstanbl'u..ya da martısı olan bütün denizleri...
oysa, başımın üstünden bir albatros uçtu...
kutluyorum sayın Çeştepe,saygılarımla...
Güvercinin gagasına ilişmiş barış, martının perdeli ayaklarından süzülen deniz ve turnanın endamında yerleşik sevda ile yaşamı kulaçlayan yüreğin sesine selam olsun sevgiyle...
sizin siirlerinizde imgeler bile kisilesiyor hayal olmaktan çikip canlaniyor kendimi siirin geçtigi ortamlarda gezinirken buluyorum rüya gibi yolculuk dedikleri bu olsa gerek tebrikler ustam saygilarimla baki selamlar
işte bak ne senin karnın doyuyor ne de yaşam gülümsüyor bana
şimdi barış dalını da bulamayız ki, gelirken düşürmediysen bir çocuğun başına
-ne dersin, çok şükür yaşıyoruz mu diyelim şimdi bu duruma……
sakın ağlama şair sonra sana da 'büyü artık' derler, derler ve seni hiç olmadığın kadar hiçleştirirler....
tebriklerimle...
bir turna uçuyor rüzgar gibi, başımın üzeri, gökyüzünden
adresi yitmiş bir sevgiliye doğru kanatsız, gideceği yönü bilemeden….
Kutluyorum
Uzun dizeler bazen kafa karışıklığına sebep olsa da,insanlar yorulup daha kısa dizelere meyletse de,hünerli kalemler bunun üstesinden kolaylıkla gelebiliyor.Tıpkı şairimizde olduğu gibi.Hayali kelimelere bu kadar güçlü yansıtmanız sadece yetenekle açıklanamaz.Müthiş bir sezginiz ve altyapınız da var.Kelimelerdeki sürükleyicilik şair kendisi yaşamadan,duymadan olmaz.Bütün bu özellikleri şahsında ve şiirinde gösteren değerli şairimizi tam puanla alkışlıyorum...Sevgi ve saygılarımla...
Bu üç güzel kuşun sabah yelini dinlerken korkup sıçramaları muzip bir kırlangıcın yuvasından attığı sıva parçacıklarından kaptanım :))
Kıskandı üç kafadarın dostluğunu yalnızlığında göçebeliğinin...
Gagasında barış dalı bahçesindeki zeytin ağacından ve bırakıyor güverteye.
Kaçıp ürkekliğinde uzaklara gitse bile gözü dalışlarında izlemede sessizce, kimsesiz çığlık çığlığa hasretiyle...
Çok güzeldi yine :))
Sevgi yüklü saygılarımla çiçeklerim kamarınız kapısında, yürek enginlerinize.
Çok güzeldi Cevat abi. yüreğinle, kaleminle yaşa. çok yaşa
Bu şiir ile ilgili 105 tane yorum bulunmakta