Kumruya Hitap Şiiri - Tacettin Fidan

Tacettin Fidan
158

ŞİİR


22

TAKİPÇİ

Kumruya Hitap

1. Hal Faslı

Göklerin sahibi!
Keder mi döktün buralara?
Çizdiğin dairelere baktım aşağıdan
Rüzgarlar tüylerinle saz çalıyor, acı acı
Olsa gerek, seninde hüzünlerinin bir sebebi
Dövünen anne babana mı hıçkırıkların?
Galiba yanlış yerde arıyorsun sevdiklerini
Besbelli, onların çoktan kırılmış kanatları
Ey kuş! Sende benim gibi bir fanisin
Burada can veren bir daha buradan kalkamaz
Hadi sende derinden bir of çek
Nerelerdir acaba senin mekânların, yörelerin?
Bir of da bizim İstanbul'a çek
Hani o denizinde yüzdüğün,
Gölgesinde, rüyalarında uyuduğun,
Envai çiçeklerini kokladığın,
İncir, erik, ayva ağaçlarında sallandığın,
İlkokulunda nefis kötekler atıp yediğin -
Yer ver bakalım mektebine hasretin
Dalgalansın derdin bayrak gibi bulutlarda
Aç şu güzel kanatlarını, dalıver bulut göllerine
Debelen bir türkü gibi, her tarafını yıka
Tekrar fırla tepelere, yeniden kanatlan
Böylece selam ver cümle aleme
Terennüm et kendi nağmelerinle

2. Kimlik Faslı

Gökkuzgunu!
Göklerden şelâleler dökülüyor
Hüzün nehir gibi akmış gözlerinden
Uzun, uçurumlar var yanaklarında
Nedir bu alâmet?
Melek misin, iblis misin sen, o kulelerde uçan?
Düşman hükmüne girmeyen ufuklarda
Pes yok ki göklerin vahşetlerine
Yer bulmamalı ova ve sahillerimizde
Hayır, olmaz demeli, beddualı nesle ve kölelik avuntusuna
Bize sinsi ve simsar nesil yakışmaz, zira sebatlıyız
Bakma, ani şahinimsi sıçrayışlarımıza
Bizler, ezelden güzel ve sabırlıyız
İçimizde, ta derinlerde,
Adeta bebek gibi birer yavruyuz
Kuzu gibiyiz, kuzu
Merhamet kuyusundan kaynaklanır suyumuz
İşte budur sırrımız ve hikmetimiz!
Duyuyor musun mahzun kuş? Dine gel, dine!
Biz Türkler, aslen ve esasında pekâlâ iyi insanlarız

3. İstikamet Faslı

Bereketim!
Dehşet denen şey senden korkmuş galiba
Ardında bıraktığın dümen esintisiyle havalanıyorum
Tırmanıyor bulutlu dağlara heyecanlarım
Ayaklarım hiç yere değmiyor artık, seninle uçuyorum
Islık çalıyoruz birbirimize
Anlaştık
Toprak ile gökyüzü barıştı
Kuş balığa sevdalandı
Belki düğün var yakında
Olmaz olan şey oldu
Evliyalar ilahiler söylüyor renkli ve ateşli
Gök gürleyecek seslerine sazların
Zevkli, uyumlu, uyaklı sesler duyuyorum yükselen
Dağılıyor kâinata ahenkleri
Sen bana yol açacaksın şu bulut dalgalarında
Pamuk tütsülerini aşıp ulaşacağım kıyıya
Birlikte seyredeceğiz çarpışan gök yığınını
Derinliklerinde coşacağız
En müsait dalgalarında yüzeceğiz
Yelkenli gemiler gibi, bu gök yolculuğumuzda
Süzüleceğiz, içimizde sönmeyen kutsal ışığa

4. Yerleşme Faslı

Güvercinim!
Bir gün dolaştığın mavi göklere varacağım
Paytonumla meşale gibi doğru sana
Ta bulut çardaklarının üzerinden
Gönül sancağımın şulesiyle
Çocukluk vaktime uğrayacağım
Masum arkadaşlarımı bulunca
Tekrar yüzüm gülecek
O eski peski yeşil minderime yerleşince
Etrafa memnuniyet serpeceğim
Yeniden parlayacak bu aşk feneri
Eriteceğim kederlerimi ışığında
Bulutlar yüzük gibi dağılacak bir o yana bir bu yana
Ümitler akacak yarınlara
Kumrugiller meleği!
Selam olsun şanlı ilhamına

Tacettin Fidan
Kayıt Tarihi : 29.6.2015 09:46:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Muhammed Kaçmaz
    Muhammed Kaçmaz

    tebrikler, özlemler hiç geçmez ve dahi anılar

  • Ömer Gündoğan
    Ömer Gündoğan

    özlem dolu şiirinizi kutlarım Tacettin bey

  • Alaaddin Uygun
    Alaaddin Uygun

    kumruya güzel seslenişti,, kutlarım

  • Fikri Özen
    Fikri Özen

    İstanbul özlemi çok etkiledi beni hocam,
    uzaklarda memleket hasreti çekmek zor olsa gerek,
    yüreğinize sağlık.

TÜM YORUMLAR (4)